oysa, ne depremler olur
kıyametler kopar yüreğimde
hiçbir şey yokmuşçasına
sıradan davranır
suspus olurum
dingin
hiç kırlara fidan
vita yağı kutusuna
çiçek ektin mi
kimyasalsız
o masum derelerde çimdin mi
ayağına
aylar öncesinden plan yapılan
iple çekilen heyecanlı bekleyiş
hasretliğin kavuşması
tadı damağımızda kalan
bir tatlı telaş
küslüklerin savuşturulması
bu dünyada gördüm ki
kimse burnundan kıl aldırmıyor
yaş tahtaya basmıyor
duyduğuna inanıyor
sormuyor
sorgulamıyor
sarılamamış yaralardan
uzaklardan, yakınlardan
belirsiz kaygılardan
karanlık kuytuluklardan
bir başınalığımdan
soysuz anılardan
açlık ve yoksulluk
yazgı diye belletilirken
zulüm bir kement gibi
oturur boğazımıza
ve lokmalar düğümlenirken
birer birer
çiçeğe can suyu
toprağa gübre verir
saçı, kaşı ihmal etmeden
giyim- kuşam,
grantuvalet gezer
garantiye alırız
yasakladığınız düşünceleri
engellediğiniz hayalleri
savsakladığınız duyguları
emanete aldığınız umutları
tutukladığınız ruhları
rahat bırakın gayrı
Adeta
Eksiğini gediğine koyduğun
Arananın zor bulunduğu
Karışık takım çantası
Sızdırmazlık sağlayan kenevir
Vidayı sıkan tornavidadır
çok ciddiyim
şaka söylemiyorum
çay yoksa,ben de yoğum
simit olmasa da olur
Kasım 2018




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!