ufkumu
ışığa göz kırpan
gökyüzünün ezberlendiği
yıldızların sayıldığı
kuş gözü pencereler
dikenli teller
ufkumu
ışığa göz kırpan
gökyüzünün ezberlendiği
yıldızların sayıldığı
kuş gözü pencereler
dikenli teller
olur olmaz
her asiliğimin
içeri tıkıldığı
ömür boyuna mahkum
demir parmaklıklara döndü
yüreğim
en çok da
güneşin doğduğu
pırıl pırıl vakti severim
şayet
akşamdan kalma değilse
atla deve değil ki
ne de abartılı
berrak bir gökyüzü
çalkantısız
yaraşır
insanca yaşam
fesat karıştı
duygulara
artık
iflah olmuyor
konuşlanamıyor içtenliğe
ayakları yere basmıyor
yudum yudum içiyorum
ateş kırmızısı
demini almış şarap gibi
davetkar
ve mat eden sevdanı
istersen
daha anlaşılır
ve açık söyleyeyim
sevgili
sensizliğin Türkçesi ölüm
ayrılıksa
kirli
haftalık sakalın
aykırı kafaların
fersah fersah uzaklığı
dip dibeliğin gölgesinde
makyajsız ilişkilerin
yerin dibine batsın
sahtekarlıklarınız
düzenbazlıklarınız
sizin olsun
mal varlıklarınız
çalıp çırptıklarınız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!