soğuklarda gitme
üşürüm
donakalırım
rüzgarda da gitme
savrulurum
hatta yok olurum
hava mis gibi
ateş ve köz
iki siz
iki de biz
odun ateşinde
kapkara demlikte demlenmiş
yobazlık olmasa yer yüzünde
ne için
ne adına
ne uğruna
ve gerekçesi ne olursa olsun
tahammül sınırları genişlese
hiçbirşey
eski tadında değil
ne deniz
deniz gibi
ne Eminönünde balık ekmek
ve yanında turşu
“elbet bir gün” dediğimiz
hayallerimiz
hayat bulmadıysa çirkinliklerde
bir gün
ütopya olmaktan çıkıp
hayata geçmeyeceği anlamı taşımamalı
çocukluğumda kaldı
harbiden özlemişim
yosun tutmuş derelerini memleketimin
iri taşlara basarak karşıya geçişlerimi
kenarında
kumdan ev yapışlarımı
uzakta olsa
görmesen
gitmesen
gelmesen de
varlığını
orada olduğunu bildiğinin
kemiksizdir insanın dili
ayırt etmeksizin
söyler ağza geleni
oysa
tutarlılık eylemde
ne yaptığını bilmede
gökyüzüne
bulutların üstüne
merdiven dayadım
güneşe uzanıp
çocuklara vermek için
ne yazık ki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!