hızlı bir İstanbul akşamından kalma
boğaz köprüsü
ve şehir hatları vapurunun
mahmurluğu
güvercin manzaralı
martı seslerinin mest ettiği
tulumu sırtına
çizmeyi ayağına çekip
yer altında
madeni çıkaran da
dağları delen de
demiri eriten
yazık oldu
bu ülke insanına
korkuyla
baskıyla
yıldırmayla
iki ateş arasında
sensizliği yudumladım
sabah kahvaltısında
ve çilingir sofrasında
günler
aylar boyunca
meğer
lastik patlayıp
kalsa da yolda
dişliler bozulup
çark etse de
yarım kalmaz
hiç bir sevda
kenetlenmek
yetebilmek kendimize
ve yetinebilmek
saygımızı yitirmeden
hayatın zorluklarına göğüs germek
direnmek yozlaşmaya
yetmişlerde genç demek
mangal gibi yürek
kelle koltukta gezmek
dar ağaçlarını izlemek
için için üzülmek
parkayı sırtına geçirip
varlığı
kalbime zarar biliyorum
kanatır
her geçen gün
yokluğu
daha da zarar
kış kıyamet de olsa
kar kapatsa da her yanı
yükün umutsa
ve ulaşacaksa
değiştirme yolunu
hedefe ulaşmadaki kararlılığını
ulaşmak istediklerini
ve sevdiklerini gösteriyorsa
yüreğin pusulası
sorun yok demektir
Kasım 2014




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!