yaşama
ve düşünmeye dahi
zaman ayıramadığımız o yıllardır
bugün mumla aradığımız
koşuşturma sarmalında
sürecin akışından
ah benim kuzum
ne derdin var senin
derin düşüncelerdesin
ama doğayla barışıksın
kendinle de
altın rengi saçlarınla
her gidişinde
döneceğini bildiğim halde
sanki elim gider
ayağım
yüreğim gider
aklım gider
baklava çaldı diye
mahkum ediliyor ya çocuklar
benim ülkemde
oysa
en büyük hırsızlık
duygu hırsızlığıdır
uykuya susadığında
ağır ağır kapanan
ve dünyayı karartan
sabah mahmurluğuyla ovuşturulan
duygusallıkta
fukaralıkta yaş dolan
kafanızda dolaşıp
kuyrukları birbirine değmeyen tilkileri
koltuk altınızdaki haçları
ruhunuza işlemiş yalanları
kurduğunuz pusuları
hileyle kardığınız kartları
nefessiz kaldı algılarım
duyamıyorum
göremiyorum
duygularım göçük altında
çocuk yaşta
kot taşlama,
kişinin yüreği
yumruğu büyüklüğündedir
be çocuk
senin kocaman yumrukların mı var
göğüs kafesine sığmayan
kış günü
bir vapur
belli belirsiz silüetiyle
Karaköy’den
Haydarpaşa’ya
denizi yararak hız yapar
boyutları belirsiz
sınır tanımayan yolsuzlukların
vicdanları sızlatırcasına aklandığı
iç ve dış borcun limite dayandığı
sadaka kültürüyle
küçücük menfaatler karşılığında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!