Necdet Erem Şiirleri - Şair Necdet Erem

Necdet Erem

Ey bükülmeyen bel, eğilmeyen baş.
Sen, minada şeytana atılan bir taş.
Garibe yoldaş ol, mazluma gardaş.
Dertlenmeden, kâmil insan olunmaz.

Unutma garipler, yolunu gözler,

Devamını Oku
Necdet Erem

Yandı canım aşkı Hakla, inlerim leylü nehar.
Dünü günüm, bitti artık, oldu aşk, derdiyle zar.
Bilmezem tükendi artık, varmıdır kar-u zarar.
Yandı canım aşkı Hakla, inlerim leylü nehar.

Dünya, ukba, bilmem nedir, aynımda oldu heba,

Devamını Oku
Necdet Erem

Düşünmek lazım!
Ama neyi ne zaman nereye kadar düşünülmesini bilmekte düşünmek kadar önemli bir bilgi olsa gerek.

Amaç, hedef ve sınırı belirlenmeden düşünülen şeyler insana dert ve sıkıntı vermenin dışında bir şey kazandırmayacağı gibi, sahibini umutsuzluğa düşürmekten başka bir işe yaramaz.

İnsan olarak doğru düşünmeyi becerebilseydik, hayatı kendimize zindan edermiydik?

Devamını Oku
Necdet Erem

Sanata hayran kalan ustayı, sanatkârı görmez.

İnsana hayran olan, onu bu mükemmel halde yaratan Allah’ı bilmez.

Göz, basit, zaman ve mekân ile sınırlı fiziğe ait maddeden ibaret şeyleri görse de, görülenler ile gösterilmek istenen, mana ve maksadı, ancak akıl ve gönül gözü görebilir.

Devamını Oku
Necdet Erem

Beden yere serilecek,
Teneşirde yıkanacak,
Dostlar uzaktan bakacak,
Onun için Ah eylerim.

Götürüp te gömecekler,

Devamını Oku
Necdet Erem

Gel ey nefis, vazgeçelim dünyadan,
Kurtulalım, bu kahreden sevdadan,
Sevsin seni, tüm varlığı yaradan,
Her şeyin bir hesabı var unutma.

Gel ey nefis, dalma sakın gaflete,

Devamını Oku
Necdet Erem

Dünya denilen bir han,
Onda konaklar bu can,
Kabul olursa duan,
Mekanın cennet gardaş.

Aldanma zinetine,

Devamını Oku
Necdet Erem

Bir bayrak yükseldi, Sivas elinde,
Millete sevdalı, bir baba yiğit.
Kefeni boynunda, ferman elinde,
Ölüme sevdalı, bir baba yiğit.

Yorulmak bilmeyen, durmak bilmeyen,

Devamını Oku
Necdet Erem

Herkes dalmış dünyanın, karanlık işlerine,
Yarı sarhoş gezerler, kanmışlar düşlerine,
Zaman insafsız bir çark bakan yok dişlerine,
Şaşırmış insan oğlu, sonu bilmem ne olur.

Ne gelenden bir ibret, ne gidenden ders alır,

Devamını Oku
Necdet Erem

Açıp elimi arşa, yalvardım senin için,
Vahdet şarabın içip, geç candan benim için,
Varsın ruhun kaynasın, vuslata ermek için.
Candan içre canan var, sırları bulmak için.

Kâinat gül goncası, sarılı bir birine,

Devamını Oku