Necdet Erem Şiirleri - Şair Necdet Erem

Necdet Erem

Bu nasıl bir düşmandır, bilinmiyor oyunu,
Hep zokayı yutarız, öğrenmedik huyunu.
Can evinden vurmaya, kast ettimi bir kere,
Zamana yayıp kazar, mezar gibi kuyunu.

Sırtını sıvazlayıp, bir zaman veriyor gaz,

Devamını Oku
Necdet Erem

Evet dünyada yaşamak, sonucu itibariyle ebedi bir saadet kazandırma anlam ve amacını taşıyor ise; çok güzel, çok değerli olup, çekilen tüm zorluklarına rağmen, son nefese kadar yaşanmaya değer.

Tabi maneviyatın inları ile bakteriyel bir fonkisyon indirgenmemiş ise.
Yaratılışının farkında olanlar için, hayattan daha değerli bir şey yoktur ve olamaz.

Canlı cansız her şey hayata hizmet eder.

Devamını Oku
Necdet Erem

Kişi rüyadan uyandığında,
yaşadıklarını gerçek zan ettiği kadar acı duyar.

İnsan hayat rüyasını gerçek zan ederek yaşıyor.
Ölüm ile uyandığında, ruhunda her zaman his ettiği halde;
inanmak ve hazırlanmak istemediği, yaşamın gerçek yüzü olan ebedi alem ile karşılaştığında yaşayacağı şaşkınlık görülmeye değer.

Devamını Oku
Necdet Erem

Uzak olsa da zatına, bu fani bedenim.
Her an seninledir inan, şu yaralı yüreğim.
Kutlu davanın uğruna, ben canımı vereyim.
Özlüyorum, özlüyorum Seni, Ya Muhammed. (Sav.)

Ne günler hasretini dindirdi, ne de aylar,

Devamını Oku
Necdet Erem

ÇOK ÖZLEMEKTE

Güneş doğuyor artık, saklansın yarasalar,
Hak ve adalet galip, bak zalimler yastalar.
Gözleri yolda bekler, tüm garipler hastalar,

Devamını Oku
Necdet Erem

Cehli derdim,
Bi deva eder beni,
Naçarım aşkı derdinle,
Her an feryad eylerim.

Ey mah, kesme selam,

Devamını Oku
Necdet Erem

İçinde var iken ebed duygusu,
Olamaz mü-minin, ölüm korkusu,
Allah’a imandır, yolun doğrusu,
Mü-mince yaşamak yaraşır sana.

Hafıza kaydeder, her amelini,

Devamını Oku
Necdet Erem

Karanlık koyulaştı, sabah artık yakındır.
Yatan bahtını sende, gayret ette uyandır.
Ciğer suz bu acı hal, yarınlara destandır.
Sabret ey Filistinlim, sabret zafer senindir.

Zulüm kalmaz kimseye, tarihe bakmazmısın?

Devamını Oku
Necdet Erem

Hayatın devam ve lezzeti için, kainatta cebri, fıtri (doğal) olarak taavvun (yardımlaşmak) ve bir birinin ihtiyacına cevap vermek var.

Fakat bu hissi muavenetin bir cebrisi (doğal olanı) bir de iradisi (istege bağlı olanı) var.

Akıl ve irade, nefis yani EGO verilmemiş mahlukata, bir nebze insan da dahil olmak üzere hayatın devamı adına cebri olarak yardımlaşma hissi verilmiştir.

Devamını Oku
Necdet Erem

İnsan bir mikrobun karşısında aciz,
bir nefeslik havaya muhtaç, ölüme mahkum iken;

hala kendisini ölümsüz,
bütün zorlukları yenebilecek kadar güçlü,
dünya ve içindekilere de sahip zannetmenin cehaletinden kurtulamıyor.

Devamını Oku