Ne Denir Şiiri - Mustafa Alp

Mustafa Alp
854

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Ne Denir

aşkın dili sivridir agop,
önce adını güzel söyler,
sonra aynı isimle canını yakar.

bir kadın gider mesela,
kapıyı çekip çıkar.

kapı kapanır da
mesele kapanmaz.

masada bir çay soğur,
kül tablasında yarım sigara,
sandalyenin birinde sen,
ötekinde
oturmayan biri.

buna ne denir agop?

masa iki kişilikse
yalnızlık denir efendim.

iyi dedin agop.
doldur bakalım.

iki söze kanıp
seviyorum deme.

dil dediğin kemiksizdir.
bugün sana yemin eder,
yarın aynı cümleyi
başkasının kulağında unutur.

ben söze değil,
ayakkabıya bakarım agop.

neden efendim?

çünkü insan
yanındayım derken pek güzeldir de
yol uzayınca
ilk ayakkabısı sıkmaya başlar.

sen düş,
kim duruyor ona bak.

ağır söylediniz efendim.

hafif sevene
ağır gelir agop.

bir zamanlar
beni anlatmadan anlasın derdim.

gençlik işte.

sonra öğrendim,
kimse müneccim değil.

ama biri vardır.

iyiyim dersin,
çayına şeker atmayı unutur.

bir şeyim yok dersin,
ceketini alıp gitmez.

sevda bazen
aynı odada susabilmek
ve o sessizlikten
kaçacak kapı aramamaktır.

buna ne denir?

agop düşündü.

huzur olabilir mi efendim?

olabilir.

ama huzur dediğin
her yatağa girmez agop.

şairler aşkı biraz bozdu.

gül dediler,
bülbül dediler,
ay dediler,
yıldız dediler.

bir Allah'ın kulu da çıkıp
elektrik faturasını kim yatıracak?

demedi.

agop güldü.

romantizmi öldürdünüz efendim.

hayır agop,

sokağa çıkardım.

mehtapta el ele yürümek kolay.

marifet,
ayın görünmediği gecede
birbirinin suratını çekebilmek.

sonra bir gün gider.

işte bütün hesap
orada karışır.

dolabı açarsın,
bir fincan fazla.

yatağa girersin,
bir taraf gereğinden geniş.

markete gidersin,
el alışkanlığıyla
sevdiği şeyi sepete atarsın.

kasada fark edersin.
çıkarıp yerine koyamazsın.

eve de götüremezsin.

öylece elinde kalır.

bazı ayrılıklar da
böyledir agop,

ne yerine koyabilirsin,
ne eve götürebilirsin.

peki ne yaparsın efendim?

taşırsın.

bir akşam meyhaneye gittim.

garson sordu.

kaç kişisiniz?

bir.

dilim söyledi,
gönlüm itiraz etti.

masaya iki kadeh koydu.
arkadaşınız gelecek mi?

boş sandalyeye baktım.

gelmeyecek.

kadehi kaldırayım mı?

dokunma.

garson anlamadı.
sen anlarsın agop.

anlarım efendim.

neden?

bazı boşluklar
masadan kaldırılmaz.

işte şimdi
sen de şair oldun agop.

maaşı var mı efendim?

yok.

o halde geri alıyorum.

gece ilerledi.
insan içtikçe
doğruyu söylemez agop.

yalnızca
sakladığı yalanları unutmaya başlar.

ben de unuttum.

özlemiyorum dedim.

olmadı.

çoktan geçti dedim.

o da olmadı.

en son.

dönse istemem.

agop kadehi bıraktı.

üçüncü kadehten sonra
o yalan söylenmez efendim.

sabah oldu.

çöpçü sokağı süpürüyordu.
gecenin bütün büyük lafları
izmaritlerle beraber
kaldırıma dökülmüştü.

bir tek onun adı
ağzımda kalmıştı.

insan bazen
birini unutmak için
bin kelime söylüyor agop.

sabah oluyor,
geriye
tek isim kalıyor.

peki agop.

bir insanın yanında
kendin gibi susabiliyorsan,

giderken arkasından
beddua edemiyorsan,

yıllar sonra
bir yerde adı geçtiğinde
kadehi ağzına götürmeden önce
bir an duruyorsan,

ona ne denir?

geçmiş denir efendim.

yalnızca geçmiş mi?

agop başını kaldırdı.

geçmemişse
geçmiş denmez efendim.

peki ne denir?

bu kez sustu.
kadehin dibine baktı.

sonra bana değil,
boş sandalyeye konuştu.

bazı insanların
adı konmaz efendim.

neden?

adını koyarsanız
bittiğini kabul etmeniz gerekir.

peki bitmediyse?

agop güldü.

o zaman bu kadar şiiri
niye yazdınız efendim?

haklısın.

bunca kelimeyi
boşuna dizmişiz.

son kez soruyorum.

ne denir agop?

iki kelime yeter efendim.

hangisi?

seni seviyorum.

peki gerisi?

agop kadehini kaldırdı.

gerisi sizin meslek efendim.

✍️

Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 29.09.2026 00:17:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!