Nazım Hikmet Ran: Hakkında ziyaretçi gör ...

Nazım Hikmet Ran
15 Ocak 1902 - 3 Haziran 1963
270

ŞİİR


1117

TAKİPÇİ

  • Mahmut Gündüz
    Mahmut Gündüz 28.03.2018 - 23:03

    Dört ay ne ki yaşama
    Diş çıkarır Zarok
    Mapusta hafifletici sebeb
    Dört ay nedir aşık adama

    Üzme şanzelize yüzünü
    Paris fethedilir
    Varnada zirve yapılır olağanüstüne
    Dört ay nedir ki sevgilim
    MAHMUT GÜNDÜZ

  • Yusuf Ubay
    Yusuf Ubay 27.02.2018 - 18:37

    Kanatları Gümüş Yavru Bir Kuş. Şiirinin tamamını nereden bulabilirim, bilgi verebilir misiniz?

  • Fatma Kaya
    Fatma Kaya 13.02.2018 - 21:31

    Düşünürdüm

    Aynı gün içinde hatta aynı saat içinde
    Gülerdim , ağlardım hemde seni sever
    Seni de hep böyle düşünürdüm işte
    Hem gelirdin hem bakardın hemde gider
    Fatma Kaya 3
    Okumanız dileğiyle

  • Azize Suat
    Azize Suat 03.12.2017 - 00:25

    davasında sevdasında güzel olan şairimiz...
    ışıklar içinde uyu...

  • İbrahim Ceyhun Falay
    İbrahim Ceyhun Falay 22.02.2015 - 20:34

    bensizlik perişan ettiyse birini
    beni neden kaybetti
    benim bedenim uzaklaştıysa
    bedenin bedenimle neden uyuşmadı
    bir sor kendine
    güneşin benle battıysa
    neden senle doğmadığını sorgula
    çarşaf bir deniz gibi olan ben
    neden azgın bir dalgaya dönüştüğüme
    bir bak
    gölgen olan ben yakıcı olan
    güneşe neden bıraktığıma bir bak
    kara bulut üstünde dolaşmazdı
    yağmur seni ıslatmazdı
    tenim tenine küsmezdi
    üstünden el çekmezdi

    İbrahim Ceyhun FALAY

  • İbrahim Ceyhun Falay
    İbrahim Ceyhun Falay 22.02.2015 - 20:33

    terk etti hayat yoldaşım
    yarım bıraktı yarısnı bulma ümidiyle
    bilmedi diğer yarısı benim diye
    iyisini aradı beni yok sayarak
    bilmedi yolun sonunda
    istemediği gülü koklayacağını
    yolun sonunun bok kokacağını
    daha iyi bir hayat uğruna
    çukurda boğulacağını
    yastığa kafasını koyduğunda beni
    arayacağını
    gül bahçesinde solan gülü alacağını

    İbrahim Ceyhun FALAY

  • İbrahim Ceyhun Falay
    İbrahim Ceyhun Falay 22.02.2015 - 20:32

    elim değdi tenine ilk defa bugün
    gözüm göz bebeğinle şevişti
    yan yana oluşumuz bedenimizi sevindirdi
    korkarak attığımız bakış canımıza can kattı
    kopmak istemedik korkusuzca
    ilk defa bugün yıktık tabuları
    arkamızı unutarak etimizi istedik
    sana dokunmak isteklerin en güzeli
    etin etime değer verdi
    kalbin kalbimle birleşti
    gözün bedenimi istedi
    olmadı gene olmayacak
    dokunuşlar eksik kalacak
    gözün isteyecek bedenin dokunmak
    elin uzanacak zihnin durduracak
    tabuya takılacak
    ne sen benle olabileceksin
    nede ben sana dokunabileceğim
    uzak durup çekim gücüne karşı duracağız
    ayıbı kalbimize bedenimizi
    başkalarına saklıyacağız
    en acısı bedenimiz toprağa karışacak
    ruhumuz belki başka alemde kavuşacak

    İbrahim Ceyhun FALAY

  • İbrahim Ceyhun Falay
    İbrahim Ceyhun Falay 22.02.2015 - 20:31

    yağ yağmur diyemem
    yağan sen değilsin
    ıslat yağmur beni diyemem
    ıslaklığım sen değilsin
    yağ yağmur diyemem
    göl olup içime alamam
    akıp gitsin diyemem
    seni akıntıya veremem
    uzakta durup bakamam
    sana doğru gelemem
    içim dışıma çıkar
    dışım boğazımı boğar
    ayağımı keser elimi kırar
    gözümü kör eder
    hepsine razıyım
    yeter ki bir dakika
    dudağım dudağına değsin
    ruhun ruhumla bütünleşsin
    gerisi ne varsa bitsin

    İbrabim Ceyhun FALAY

  • İbrahim Ceyhun Falay
    İbrahim Ceyhun Falay 22.02.2015 - 20:31

    bir mağaradan bakacam hep sana
    dışı aydınlık çıkış kapım olarak görecem seni
    ama hiç bir zaman çıkamayacam
    görüntü olarak kalacaksın
    bakacam ama hep aynı yerde duracağım
    aydınlığı görüp sadece bakacağım
    bir ışık olarak içime dolacaksın
    bir resim olarak duracaksın
    karanlık mağaramı aydınlatacaksın
    su gibi içime akacaksın
    ama sana susa yarak
    içimden geçip gideceksin
    durağın ben değil
    yol olarak seçeceksin

    İbrahim Ceyhun FALAY

  • İbrahim Ceyhun Falay
    İbrahim Ceyhun Falay 22.02.2015 - 20:30

    ey kalbim bir şey mi hissettin
    beynim algılamadı
    ey zihnim bir şey mi algıladın
    kalbim hissetmedi
    seslere sağır
    duygulara hissiz oldum
    algılamıyor beynim
    hissetmiyor kalbim
    ayrı gayrı yaşar olduk
    hissiz duygusuz sağır
    isteklerimiz farklı
    mutsuz daim eder olduk hayatı
    yaşam nefes veriyor
    fişe takılmış pervane gibi
    görevini yapan makine misali
    takviyeyle yaşar olduk
    düğmeye basınca hareket ediyoruz
    düğmeyi kapatınca yaşam duruyor
    duygusuz bir robot olduk
    görevleri yerine getirip
    kalbimizi duygumuzu
    hislerimizi beynimizi
    kapatır olduk.......

    İbrahim Ceyhun FALAY