Namütenahi Şiiri - Mete Güleç

Mete Güleç
36

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Namütenahi

Yağmur, şehrin omuzlarına çökmüş bir yorgunluk gibi
Sokaklar suskun; adımlarımda yankılanan sadece içim
Mete,
Bazen insanın en büyük kalabalığı kendi yalnızlığıdır
Ve en namütenahi yol, kaçamadığı düşünceleridir.

Sessizlik konuşur bazı geceler, duydun mu hiç?
Duvarlara çarpıp geri dönen cümleler gibi
İnsan kendine sorar da cevap alamaz
O an anlarsın;
Kırılan şey kalbin değil, beklentilerindir belki de.

Birine inanmak, gözü kapalı yürümek gibi bu şehirde
Her adımın altında bir ihtimal, bir çukur
Yalan bazen bağırmaz;
Fısıldar kulağına, sen de gerçek sanırsın
Güvensizlik böyle öğrenilir: sessizce ve ağır ağır.

Kalabalıkların içinden geçtim, kimseye değmeden
Omuzlarımda yabancı bakışların kiri kaldı
Herkesin bir bahanesi var gitmeye,
Kimsenin cesareti yok kalmaya
Bu yüzden ayrılıklar çoğalıyor, insanlar eksiliyor.

Bir zamanlar her şey daha kolaydı Mete,
Dizim kanayınca geçiyordu acı, kalbim kanayınca geçmedi.
Akşam ezanı eve çağırırdı,
Gece korkusu battaniyenin altına sığardı
Şimdi korkularım eve sığmıyor, ben sığamıyorum.

O zamanlar yalan ağır gelirdi dile,
Bir yanlış yapınca gözlerimden anlardın
Şimdi doğruyu söylesem bile
İnanılmıyor bana
Demek ki büyümek, biraz da kirlenmekmiş.

Aynaya baktığında gördüğün yüz, senden mi kalma
Yoksa başkalarının yüklediği yorgun bir maske mi?
Mete,
Bazı yaralar kabuk tutmaz;
İnsan alıştığını “iyileştim” sanır.

Gece uzadıkça içimdeki ses çoğalıyor
Sustum sandığım her şey geri dönüyor
Sessizlik dediğim şey meğer kalabalıkmış
İnsan, en çok kendinden kaçarken yoruluyor
Ve en çok kendine yakalanıyor.

Belki bir gün,
Bu şehrin yağmuru da temizler yüzümü
Belki namütenahi sandığım yolun bir yerinde
Küçük bir ışık kırılır karanlıktan
Sönmez… sadece titrer.

Mete Güleç
Kayıt Tarihi : 17.2.2026 18:05:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!