Namık Ant Benson Şiirleri - Şair Namık A ...

Namık Ant Benson

Göçtü bu fânî cihândan bir ulu sadr-ı vefâ
Adı kaldı dilde, cismiyse emânette Hudâ

Ömer Faruk idi ismi, özü nûr, kalbi safâ
Bir baba ki gölgesinde büyüdü sabr u duâ

Devamını Oku
Namık Ant Benson

Beyoğlu’nda sevdim seni,
Taşların hafızası vardı,
Her kaldırım bir isim fısıldardı
Ve hepsi biraz senindi.

İstiklal boyunca yürüdük

Devamını Oku
Namık Ant Benson

Gözlerinde bir deniz, derin, karanlık,
Ve ben, her bakışında kaybolan bir yelkenim.
İçindeki fırtına, dışındaki huzur,
Aşkın en saf halini, o gözlerde bulurum.

Dudakların bir çiçek, ama kokusuz,

Devamını Oku
Namık Ant Benson

Bir çağ kapatır sevdan, bir çağ açar bana,
Adını anmak yeter, diz çöker zaman da;
Yedi iklim susar da söz düşer fermanıma,
Bir bakışınla kurdum yıkılan her yana.

Dağlar yol olur iner ayaklarının altı,

Devamını Oku
Namık Ant Benson

Denizin kokusu sarar her yanımı,
Simit satıcısı, vapurda bir yanımda,
Çayın buharı duman gibi süzülür,
Ve martılar, hayallerimle süzülen kuşlar gibi.

Vapur kıyıya yaklaşırken sessizce,

Devamını Oku
Namık Ant Benson

Gece üstümüze kapanır Bodrum’da,
Elin kolumda değil,
Doğrudan yüreğimdedir.

Tenin tuz kokar,
Deniz mi sensin

Devamını Oku
Namık Ant Benson

Yağmur iner sessiz sessiz sokağa
İçimde bir sızı döner bu akşam
Islak kaldırımlar sorar adını
Kalbimdeki boşluk büyür ağırdan

Damlalar düşerken camın yüzüne

Devamını Oku
Namık Ant Benson

سَـمَتْ سَـمَاءُ العُـلا وَفَارَقَتْ رُوحُهُ الدُّنْيا
مُودَّةٌ غَـابَتْ فِي جَـنَّةِ الرَّحْمَةِ السُّـنَّا
تَفَجَّرَ الفَجْرُ مِنْ بَيْنِ قُرْبَتِهِ وَتُهْجَتْ
قَلْبُهُ الطَّاهِرُ فِي سَبِيلِ الرَّحْمَٰنِ لَمْ يَشْكَا
فِي كُلِّ قَدَمٍ كَانَتْ لَهُ حَسْبَتُهُ سُـنَّةً
رَحَلَ إِلَى اللّٰهِ حَبًّا وَصَارَ فِي أَرْوَاحِهِ زُهَا

Devamını Oku
Namık Ant Benson

İstanbul oldu aşkıma kadîm bir taht-ı devlet
Bu şehrin her taşıdır gönlüme yazgı, alâmet

Boğazdan geçti sevdam bir ordu-i hüzün gibi
Köprüler eğdi başın, dalgalar verdi biat

Devamını Oku
Namık Ant Benson

Geçemez bahr ü berden küffârın hîlesi
Sedd-i imanla dolmuş bu yüce sînesi

Nâr-ı top yağdı gökten, yer ü gök oldu dûd
Lâkin eğmez başını ehl-i hak, ehl-i vücûd

Devamını Oku