NAMERTSİN “ Deneme ” Şiiri - Naime Özeren

Naime Özeren
464

ŞİİR


208

TAKİPÇİ

NAMERTSİN “ Deneme ”

Yaz sona erdi. Güneş artık eskisi gibi yakmıyor. Ege’ de sarı yaz başladı bile. Pastırma yazları gelecek daha, ileriki günlerde. Tatlı bir sonbahar esintisi okşuyor insanın tenini. Limana doğru yürüyorum kayıtsızca. Günün bu saatleri bir başka güzel. Sessiz, sakin, serin. Kuş sesleri azalmış. Bir kısmı gitmiş besbelli. Yeni bir yat gelmiş limana. Oldukça alımlı. Yaklaşık 18- 20 m..Adı Felix. Biraz da ayrık demirlemiş diğerlerinden. Kümese sonradan katılan tavuklar kadar yabancı… Balığa çıkan pek çok tekne var elbet. Ama bir tanesi var ki çok özel. Köyün tek balıkçı çifti onlar. İşte, balıktan dönüyorlar. Kadın oturmuş, adam dümende. Umarım gönüllerince geçmiştir avları ve bol balıkla dönüyorlardır evlerine.

Limanın az ötesinde küçük bir iğde ağacı. İnce gövdesi rüzgâra boyun eğip denize doğru bükülmüş. Üstünde ne iğde ne de yaprak bırakmış çocuklar. Hemen dibinde de görkemli bir keçiboynuzu ağacı. Sanki iğde ağacını korumak ister gibi dallarını onun üzerine germiş sevgiyle, dostça. İşte burası yolun bittiği yer. Ve benim şiirlerimin, öykülerimin doğumevi, kimsenin bilmediği. Deniz iyice sokulur burada karaya. Neler anlatır kumsala kendi dilince, neler…Genelde bir mola veririm yolun tam burasında.Usulca aşağıya iner, ağacın dibindeki kayaya otururum. Ayaklarımı denize sokar, sessizliğin sesini dinler, ciğerlerime o çok sevdiğim deniz ve yosun kokusunu çekerim keyifle. Eğer zamanıysa yeni bir şiir veya öykü filizlenir içimde bir yerlerde. Yine öyle yapacaktım ama o da ne? Mekânım işgal edilmiş bu gün. Bir başka kadın tarafından hem de. Az ileride iki bira şişesi akşamdan kalan. Muhtemelen, gece mehtabı seyreden iki sevgiliden armağan. Bir olta, ilerideki kayalıklara takılmış. Islanıp denizanası gibi olmuş koskocaman bir ekmek de kıyıya vurmuş, uzanmış boylu boyunca çakılların üstüne. Sanki bir çocuğunmuş da bu olta, kurtaramayınca elindeki bayat ekmeği fırlatmış balıklara kahrından gibi geldi bana. Kurgu işte…
Kadına takıldım birden. Gözleri denize dalmıştı. Dış dünyayla ilgisini kesmiş gibiydi. Çok narin ve korumasız görünüyordu. Saçları uzun, yüz hatları düzgün ve ince. Solgun yüzünde güneşin pırıltıları oynaşıyordu. Çıplak ayakları suda bilinçsizce çırpınıyordu.Tam, sessizce geri dönüyordum ki kadının sesiyle irkildim birden;
“ Namertsin işte, namertsin” diyordu “ hem de en acımasızından! ...” Telefonla görüşüyor sandım.Hayır. Elinde telefon falan yoktu. Çevresinden habersizdi kadın. Denizle veya kendisiyle konuşur gibiydi ama aslında sevdiğiyle konuşuyordu. Veya bir zamanlar kendisini sevdiğini sandığı kişiyle.Düşündüm:” Aşk eski bir yalan değil mi sanki? Adem’ le Havva’ dan kalan...” İşte, birilerini mutlu ederken bir diğerinin canını yakmıştı yine.Ve sonra:

… / Adımı NAMERT koysunlar, eğer ihanet edersem o tertemiz aşkımıza. / …

Dizeleri geldi dilimin ucuna şairinin kim olduğunu şu anda anımsayamadığım.Acaba, adımı namert koysunlar diyen mert miydi hala? ...
Duygularıyla yüzleşiyordu besbelli kadın. Usulca uzaklaştım oradan, gördüğümü, duyduğumu fark edip kırılır endişesiyle. Bir şeyler koptu içimde nedense…

Naime Özeren
Kayıt Tarihi : 15.9.2011 08:51:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Xalide Efendiyeva
    Xalide Efendiyeva

    Yine Naime hanımdan miniatür, böyle giderse öykü ve roman gelir ardından inşaallah :-)

  • Mustafa Bay
    Mustafa Bay

    Yeniden sayfadayım.
    Anlamlı deneme için Öğretmenimi bir kez daha kutlarım.

  • Bülent Baysal
    Bülent Baysal


    Yaz sonlarının harika gözlemi ve aynı güzellikle aktarımı, kalemde iz düşümü çok güzeldi... O kadar güzel bir anlatım hakimdi ki, kendimi o muhteşem tablonun içinde buldum... Başarılı bir çalışma ve oldukça akıcıydı... Kutluyorum Naime Hanım... Saygımla...++

    Bu Muhteşem tablo bana bir şeyler karalattı... Umarım ki hoş görürsünüz Naime Hanım... Saygımla..


    Narin gövdesini denize doğru eğmiş ağaç gibiyim
    Sensizliğin sesini dinlerim dalgalardan
    Oysa denizin kayayı her dövüşü,
    Sevgiliydi; Oydu seslenen
    Oydu namert diyebilen uzaklardan........Bülent BAYSAL

  • Serap Irkörücü
    Serap Irkörücü


    Durum Kesit Öyküsü tekniğine çok uygun bir öykü benzeri bir çalışma..................

    'AN'ın öncesi ve sonrası okuyucunun hayat bakış açısına göre yoruma açık!..... Bize aktarılan sadece izlenimler....... etkilenen duygular......... yazarın çıkarımları.........

    Öykünün bu kadarı verilerek 'balıkçı çiftin' hayatlarının öykü öncesi ve sonrası tamalmanması istense....... okuyucu sayısı kadar faklı hayatlar okuruz........ Çok sık uyguladığım bir çalışmadır ve muhteşem yazılar çıkar..........

    Çok sıradan bir 'yaz sonrası günün izlenimleri' gibi başlayan ama yazara bir dizeyi çağrıştıracak kadar etkili bir sonla biten çok güzel bir çalışma gerçekten........

    Yürekten kutlarım Naime Öğretmenim...... Çok içten ve sıcacık, duru. doğal bir düz yazı diliniz var...... Çok severek okuyorum yazılarınız her zaman....... Devamı dileğimle....

    Sevgilerimle........

  • Bülent Arkan
    Bülent Arkan

    Hikaye sardı sarmaladı keçiboynuzu ağacının altına saklanan iğde ağacının dibine götürdü beni manzara harika iğde ağacının dibinde kendisiyle cebelleşen elindeki dal parçasıyla toprağı eşelerken mazilerindeki yaşanmışlıkların muhasebesiyle kendinden geçmiş kendisiyle konuşan bir kadın masmavi bir deniz hafif esen bir rüzgarın üfürdüğü dalgalarrın önünde kendini dalgalara sevdiren bir adam ve bu duruma şahit olan naif yürekli tertemiz, ürkek ama meraklı derinlemesine bakıp kadının geçmişini tahlil eden ve rahatsızlık vermemek için oradan bir sürü soruyla arılıp aklı iğde ağacının dibindeki kadında kalan bir Naime öğretmen ve olayın içine çekilen ben . Harikaydı ablacığım beni seyahate çıkardınız izninizle evime dönüyor sizi canı gönülden kutluyorum. Yazan elleriniz yazdıran yüreğiniz dert tasa görmesin.

TÜM YORUMLAR (102)