alo Yalıkavak
alo halk plajı
hazır et sofrayı
birlikte yiyeceğiz kafaları
neyim mi var:
çok şey olacak çağdayım
olduklarımla
başım bir hayli dertte
olamadıklarımın bilincinde
bilmem ki büyüdüm mü
gözlerinde alevlenir gözlerim
tecellim olursun böyle anlarda
tek tesellim
ucundan tutmasan
bilmem nasıl kalkardı bu yük
Enis Batur’un aşk üzerine yazılmış bir denemesini* dün yeniden okudum. Bugün oradan edindiğim izlenimleri özet olarak ve kendi penceremden size aktarmaya çalışacağım…
Aşkı anlatmak ne haddimize! ..
“Dalı öncesizlikte aşkın / kökü sonrasızlıkta…” diyor M.Celaleddin-i Rumi…
Konuya ancak kıyısından köşesinden dokunabiliriz. N-boyutlu ve tanımlaması henüz yapılamamış bir şeydir aşk. Olsun! Yine de herkesin kendine göre bir fikri vardır elbette. Tıpkı sorular gibi….
dün düşmüştüm
bugün dineldim bak!
hangi alıcı kuştu isyana kışkırtan
hangi riyâkarlık
ve silsile-i ihanet göçer gözlerde
yürek atlıları seferberliğinde
mevsim körü olmaktayım
anarşist kalbim bir angaryadır terkimde
nicedir pası çözülüyor dilin
muhacir şiirlerden taşındım bak!
bir kız çocuğu bazen
dere yataklarından
koyaklardan toplar beni
analık ettiğimi sanırken
analık eder bana
artık biliyoruz var!
çağrılı her beden
kendine savrulmuş bir sustalı orada
şiir tersine gidilen yol
şimdi
aşka değsem tufan
sana değsem yer yarılacak
kendime dokunsam
kasırga
“bir resim asla bitmez,
bitirdiğin zaman ruhunu öldürmüş olursun…”*
şiir gibi!
eskilerden




-
Ömer Yalçın
-
Faris Faris
-
*
Tüm YorumlarSevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi