Dün sıcak bir dosttu, kristal ayna,
Bu gün küs benimle, neden bilinmez.
Kırk küsur senedir yaşadık güya,
Ne yaralar aldık, izi silinmez.
Geçen ömür san ki, kabuslu rüya.
Yaşar; öylesine sıradan biri,
Açlık sınırının altında Yaşar.
Taş sıksa un eder, yiğit ve diri,
Elinden tutulmaz aslında Yaşar.
Gayrimeşru güçler fırsat verdimi,
Tahsilim fazla değil, yalnız meslek okulu,
Benim tek üniversitem, yalnız hayat okulu.
Oldukça cesaretli, otuz yaşında vardım,
İyi bir işletmeci, iyi bir sanatkârdım.
Bir gönülde aşk olmalı,
Mal yokluğu,yokluk değil.
Güller dikenli kalmalı,
Dal yokluğu,yokluk değil.
Aşk bülbülü dinleyene,
Rehin alan, Müslüman’a, kâfire,
İnancımı, imanımı yitirdim.
Vakıf oldum, batınına, zahire,
Hayvan gördüm, insan’ımı yitirdim,
Elinden tutardım, en zor gününde,
Gönül yüzleşelim gel de seninle,
Ömrü talan ettiğimiz yetmez mi?
Hayal sürüsünü sende benimle,
Gölge gibi güttüğümüz yetmez mi?
Ne halde yaşadık yıllardan beri,
Hakikati bilmek ile
Kabullendim, demek yetmez.
Zevk vermeden, cefa çile,
Alın teri emek yetemez.
Senlik, benlik bitmeyince,
Başımdaki felaket/ Bitti Allah aşkına.
Zihnimdeki cehalet/ Gitti Allah aşkına.
Kerem edince Mevla/ Bu günüm dünden evla,
Ruhuma kara sevda/ Ekti Allah aşkına.
Doğru zaviyeden, doğru hedefe,
Bakarak gerçeği görebildik mi?
Gereken önemi verip sedefe,
İnciler toplayıp derebildik mi?
Keyfi davranışla, fevri hüccetle,
Kadim dergahına kör olan gözler,
Yunus'u bilmeden, Yunus arıyor.
Hakikat dururken, hayalde özler,
Zaman tuneline boşa dalıyor.
Bu gün Yunus gelse, iltifat görmez,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!