SIFIR GİBİYİM
Dışım sakin ama içim kıyamet,
Sürekli harlanan bir nar gibiyim.
Her anım gönlümde artan nedamet,
Kırk yıldır saklanan bir sır gibiyim…
SONUNDA KÜSTÜM
Zaman ki geçmişe en büyük perde,
Dursaydı en mutlu olduğum yerde.
Hüzün gölgesi kapatmazdı önümü,
Söylesem pişman mı olurum bilmem,
Ne yapsam ne etsem bilmiyorum ki.
Seninle gülmezsem yaşadım bilmem,
Kendime bir türlü gelmiyorum ki.
Bereket yüzünü görünce başlar,
Ben senin uğrunda ne yaralara;
Katlandım, bir türlü söyleyemedim.
Derdimi anlattım şu duvarlara,
Ben sana bir türlü söyleyemedim…
Sözyaşlarım senden bana hediye;
Senden başkasına akmadı gitti.
Bana bu sevdadan ne bir tahliye;
Ne de bir beraat çıkmadı gitti…
SÜRÜKLENDİM BEN
Bir aşkın zulmünden kurtulacaktım,
Güçlüyüm direyek yüreklendim ben.
Hırs ettim, bahtımdan öç alacaktım,
Aniden yerlere kapaklandım ben…
Boşuna sormayın benim halimi;
Derdimi anlatsam çözemezsiniz.
Kimselere söylemedim derdimi;
Siz benim sırrımı sezemezsiniz…
TADI YOK
Yıllar önce aşkımı buldum ama kaybettim,
Artık baharın yazın, mevsimlerin tadı yok.
Sevdim söyleyemedim, ben kendime yenildim,
Artık kelimelerin, isimlerin tadı yok…
Sarı sokak lambasının altında;
Beraber yürümek tek dileğimdi.
Yağmur, çamur tek şemsiye altında;
Beraber yürümek tek dileğimdi…
Gözlerin gönlümün aşk elçisiydi,
Îlk bakış kara kış habercisiydi.
Kulağım sesinin nöbetçisiydi,
Üstüme bir şafak doğdu üç hecem…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!