Nefes müddeti içinde ki aşk-ı meramdır
Ram olduğu her ne varsa serab-ı hardır
Akıl ve izan inşirah sevdalı bir nazardır
Ruh firkatin aşka ducar kılan zamandır
Perakende,toptan ve daha sonra,toptancılara mal satan fabrika,kurarak sahibi olmuş,bir çok insana iş imkanı sağlamış oldukça başarılı bir insan.
Saygı duymamak,şaşırmamak mümkün değil,gıpta ile nazar ettim, baktım birde kendime, fakat mukayese edemedim,aramızda bulunan farkı açık,seçik bir şekilde sorguladım.
Babam tek amcaları olmasının yanı sıra,Sümer bez fabrikasından emekli ve dar gelirli olması sebebiyle,her sene Ramazan ayında, amcamın canlı hatırası olan yengemi gönderirler ve sevgili yengem ihtiyaçların tespitini yapardı.
Bir yıllık ne ihtiyaç varsa,her şey dahil alınır,biraz da harçlık vererek hayır dualarla başka ihtiyaç sahiplerinin, yardımına gitmek için, vedalaşarak helallik alırdı.
Yengem çok hayır öğütlü,birazda peşin sözlü,ama oldukça samimi,son derece geçim ehli,çileyi tanımış,sabırla yudumlamış, ama kimseye yansıtmamış bir hanımefendi idi.
Allah rahmet eylesin,şimdi aramızda değil,bu fani dünyadan,zamanı gelen herkez gibi aniden,amcamın sevgili hanımı olan yengemde,dareyn saadetine göçüp gitti,evinde misafir bulunduğun her an ilgisini ve ikramını hiçbir zaman ihmal etmemişti,Allah’ın rahmeti üzerine olsun.
Artık beklenen vakit gelmişti
Yüreği burkan heves, dirliğe muhtaç nefes biçare kalıyordu
Gözler ne kadar okusa da, halin efkârı anlaşılmayınca, sancılar başlıyor acıyla
Sızlanmak kar etmiyor, nefes muhabbetten arîleşiyor lakin anlamak kalbe erişmiyor
Suskun kelimeler yüreğimden feryad ederek çıkyordu
Hiçbir kaygı taşımadan, sineyi burkmadan, ne derler merakını taşımadan
Yılların kaybolmuşluğuna uhteyi bırakıyordu, gönlüm sürurla aşk yaşıyordu
Gel sevgili gel, bir ömre bedel, gönül ister görmek seni, aşkın bir şaher diyordu
Yâdınla teselli olurken ne haldeyim bir bilsen, ibretle nazar etsen
Ufuklar bir bir perdelerini çekip karanlığın kollarına şevkimi göç ettirdiğini bilsen
Bahtım için nihayetin çığlığı hüzünle seslenirken, sinemin hıçkırıklarını dinlesen
Ne kadar çırpındığımı görsen, gönül kapımın kapandığını artık kime söylesem
Nihayet yorgun düşmüştüm
Saatlerce adımlamaktan ve takatsiz kalmaktan
Senin yokluğunla ve baş başa kaldığım yalnızlık yılgınlığım yanımda
Nazarlarımın gittiği yöne
Kulağıma gelen gitar ve kemanın nağmeleriyle
Zahirde
sukut halindedir
İki surun
içinde derlenmeyi
bekleyen sanki ümittir
Her vakit
düşünmüşümdür
Umut içinde nefeslenirken,
açan çiçeklerenazar ederken
Ne yapayım ki
Senden sonra ruhum sancılar sağanağında
Kalbim burukluğuyla hüzün karasında ve gözlerim boşalınca
Başımı öne eğiyorum
Hissiyatımı demleyerek hicrana adımlıyorum
Bir gün hatırlarsan…
Hali melalin ile şad edip, ruhumun hüznünü kalbinde bulursan
Baharın letafetini, günün şevkini, gecenin efkârı derdini, bilinmeyenlerde inleyenleri
Aklın sezgisi, ruhun yetisi, gözün boyun büktüren busesi akla gelsin o vakit seninsin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!