Yâdınla teselli olurken ne haldeyim bir bilsen, ibretle nazar etsen
Ufuklar bir bir perdelerini çekip karanlığın kollarına şevkimi göç ettirdiğini bilsen
Bahtım için nihayetin çığlığı hüzünle seslenirken, sinemin hıçkırıklarını dinlesen
Ne kadar çırpındığımı görsen, gönül kapımın kapandığını artık kime söylesem
Ne tefekkür etmeyi
Ne düşlerinin gölgesinde serinlemeyi
Ne hayatımızın vazgeçilmezi, ne nefsimizin geçit verdiği
Lisan en zikredildiği, kalben hatıra geldiği, emaneten dillendirildiği sireti
Aklımızın ve izanımızın, azmimizin ve kalbimizin vicdanı yapılmadığı müddetçe kederdi
Nefes müddeti içinde ki aşk-ı meramdır
Ram olduğu her ne varsa serab-ı hardır
Akıl ve izan inşirah sevdalı bir nazardır
Ruh firkatin aşka ducar kılan zamandır
Nihayet yorgun düşmüştüm
Saatlerce adımlamaktan ve takatsiz kalmaktan
Senin yokluğunla ve baş başa kaldığım yalnızlık yılgınlığım yanımda
Nazarlarımın gittiği yöne
Kulağıma gelen gitar ve kemanın nağmeleriyle
Her nedende
Ve şayet gözlerimden yaş
Sirayet ediyorsa, sinemin dağlandığına inanmıyorum
Bir çırpıda
Serinlediğimi addediyorum
Zahirde
sukut halindedir
İki surun
içinde derlenmeyi
bekleyen sanki ümittir
Her vakit
düşünmüşümdür
Umut içinde nefeslenirken,
açan çiçeklerenazar ederken
Ne yapayım ki
Senden sonra ruhum sancılar sağanağında
Kalbim burukluğuyla hüzün karasında ve gözlerim boşalınca
Başımı öne eğiyorum
Hissiyatımı demleyerek hicrana adımlıyorum
Bir gün hatırlarsan…
Hali melalin ile şad edip, ruhumun hüznünü kalbinde bulursan
Baharın letafetini, günün şevkini, gecenin efkârı derdini, bilinmeyenlerde inleyenleri
Aklın sezgisi, ruhun yetisi, gözün boyun büktüren busesi akla gelsin o vakit seninsin
Dimiyor sineme gam veren hüzün
Düşünmek kar etmiyor, hislerim sarhoş oldu, halsizdir nefesim
İçinden çıkmaya kadir olamadığım lahza kimin, ah u zarım şimdi kime söyleyim
Boynum büküktür, ümitlerim suya hasret filiz misalidir,sabır kar etmez ah neyleyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!