Gün
Doğanı göçeni yaşayanı
Dün
Gizemlerde kalan
Her türlü yaşanmışları
Gidiyorum...
Nefesin bahşedilmişliğine, hakikatin ruhuma temaşa eğledği firkati ülfetine
Ne söylesem, yıllara sari sükutumu bir bir şehredip ayan etsem
Aşkın abadına gönlümü hasredebilsem ve umutlarımın sultanına iltica etsem...
Ey can neyleyim seni, aşka hasret bendini
Sende terk edip gideceksin bir gün benimi
Teni neyleyim, teri neyleyim sen anla beni
Mananın ahengine kandır, meşkle sula beni
Hani şu görünen canlar var ya inanırlar aşka
Ruhumun vecdine
Kalbimin yıllara sari hicran serverine
Hasret adına
dillenen kederin haline
Böyle söylemek geliyor içimden
Fakat hangi telden, nasıl birgönül nağmesinden
Hissiyatı yoran halden, endişeyesevk eden şüpheden, hüzün vadeden demden
Hangi meyanın terennümüylemelalimi yoklasam
Bezgin meramın korkularınıyaşasam, sual etmek için gönül kapını çalsam
Yüreğimden feryat ile yankılanıyor
Ayyuka çıkan küfrün ayak izlerinde
Bayrakları bayrak yapan bu toprakta
Dinimübin’e saldıran sürüler çoğalıyor
Beşeri istekleri sistemi korumak adına
Ne tefekkür etmeyi
Ne düşlerinin gölgesinde serinlemeyi
Ne hayatımızın vazgeçilmezi, ne nefsimizin geçit verdiği
Lisan en zikredildiği, kalben hatıra geldiği, emaneten dillendirildiği sireti
Aklımızın ve izanımızın, azmimizin ve kalbimizin vicdanı yapılmadığı müddetçe kederdi
Nefes müddeti içinde ki aşk-ı meramdır
Ram olduğu her ne varsa serab-ı hardır
Akıl ve izan inşirah sevdalı bir nazardır
Ruh firkatin aşka ducar kılan zamandır
Nihayet yorgun düşmüştüm
Saatlerce adımlamaktan ve takatsiz kalmaktan
Senin yokluğunla ve baş başa kaldığım yalnızlık yılgınlığım yanımda
Nazarlarımın gittiği yöne
Kulağıma gelen gitar ve kemanın nağmeleriyle
Sizi
Dinlerken dinleniyorum,
Kalbimin seyrinde nefesleniyorum,
Düşünce ikliminin
Güzelliklerini buluyorum,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!