-Gene o zalime...
Bir fincan kahvenin hatırı nerde?
Hani gün görmüş, hal bilen birisiydin?
Menfaatin yoksa şayet
Selâm bile vermezsin sen adama;
img src='http://www.gulum.net/kartlari-resimleri/ask-resimleri/images/ask-resim1.jpg'
font color='blue'size='2'
Her insan, her insan birazcık deli
Ben sana deliyim, hem de zırdeli.
Hep seni görürüm ne yana baksam
Hep seni ararım gittin gideli...
Kokulu mendillerde sakla beni
Gülüşlerinde yeşert
Yanık bir gurbet türküsü duyarsan
Gözleri kan gölü hatırla beni.
Akşam alacasında bırakma
Bahçıvan bülbülü kovdu kovalı
Bağımda, bahçemde güller kan ağlar.
Ölü evine döndü gönül sarayım
Ah eder, vah eder; diller kan ağlar.
Büktü de boynunu inim inim inler saz
Varyantı dönüp gelmeli insan dediğin
Sevmeli, hasta olmalı, üzülmeli
Ayakkabı sıkmalı
Sağlık karnesi taşımalı cebinde..
Kahkaha mı? O, pamuk şekeri
.........................................Ucuz
Bütün sevdiklerim sırtımdan vurdu
Sen de vurur isen yaşamam gayri.
Rüzgâr dallarımı sallayıp kırdı
Yaprağı, çiçeği taşımam gayri.
Çile yumağıydı geçen seneler,
Gel desem gelmezsin, gül desem gülmez
Ağlarım yanarım hâlimi bilmez;
Tesadüfte olsa tutsam elinden
Nedense gözümün yaşı eksilmez? ..
Sev desem sevmezsin, öp desem öpmez
Günümüz net ortamında elektroniğin verdiği imkânlarla her evde, her büroda hattâ şimdilerde mobil-kablosuz sistemle her yer ve zamanda bir matbua” var demektir. “Yasal düzenlemeleri” yapılamadığı için ülkemizde bu “net-matbua” sahipleri gönüllerinin istedikleri gibi yayın yapmaktadırlar. Matbuada kucak dolusu para vererek yayınladığınız bir kitabın dağıtım ve tanıtımı için çok çile çekeceksiniz. Oysa, net-matbuatla bu çok kolay. Otur ekranın başına, yaz aklına geleni, bir anda yüzbinlerce kişiye ulaş.
İşte bu kolaylık, bu hızlı teknolojik gelişme, son dönemde Türk şiiri üzerine tümen tümen kara bulutlar yağdırmaktadır. Şiir ırmağı çağıl çağıl akmak yerine, bulanmış durumda. İnternet adeta bir “mısra çöplüğü” haline gelmiş... Hain ve acımasız saldırılar bir yana, eser hırsızlıkları da birbirini kovalar hale geldi. Hangi birini takip edeceğimizi şaşırdık. Ve hangi birisine hukuk zemininde hak aramak için koşacağımızı bilemiyoruz.
Bunun bütün sebebi “kolaylık” mı? Kolaylık asla olmamalı! Teknoloji düzensizlik ve “kara-çamurlu” bir düzenle akıtacağına şiir ırmağımızı, temiz-düzenli ve çağıl çağıl akıtmalı! Billur ve tertemiz olmalı şiir ırmağımız ve o büyük gönül okyanusuna kavuşmak için akmalı hep….
ANILAR YAĞMURU (1)
Mustafa CEYLAN
Yağmurlu havalarda içimin balkonuna oturur, yorgun Akdeniz sahilinde hüznümü ve yalnızlığı doyasıya yaşarım… Çoğu kere bu seyir sırasında mazinin kapılarından birer birer geçer; anılarımın sihirli kollarına bırakırım kendimi. Yağmurlu havalarda sever, âşık olur ya da bitmez tükenmez gurbetimi yaşarım.
TÜRK DÜNYASI ORTAK DİL VE ALFABE
Mustafa CEYLAN
**************************
2010 Yılında bir internet sitesinde Azerbeycan Alfabesi ile yazılmış bir yazının altından kopyaladığım yorumları aynen aşağıda takdim ediyorum.




-
Naci Püskülcü
-
Arif Eren
-
Mustafa Ceylan
Tüm YorumlarSayın Mustafa Ceylan;
'Erzurum Gelin Geldi Gölü Efsânesi' şiirinizi okudum,. Çok beğendiğimi ifade etmeliyim, elinize sağlık
EREN HAKKINDA YAZILAN YAZILARIN BİR KISMI
ARİF'TİR O
Arif’tir arifliği vurur yüzüne
Bakarsın Eren’lere karışır bazen
Mevlana’ca düşünür, Yunus’ça konuşur
Kâh derviş olur, kâh semazen
Kars’tan ta Edirne’ye
Edirne’den ta Kars’a kadar
Yekvücut Anadolu O
...
SABİT İNCE' NİN ŞİİRSEL YOLCULUĞU
“Kim ne derse varsın desin,
Benim derdim Anadolu.
Dost düşmanım bunu bilsin,
Benim derdim Anadolu.
Varım yoğum feda olsun
Canım, kanım helal olsun,
Ben de varım diyen gelsin,
Benim derdim Anadolu.
Dağları gard ...