Yeter ki karşılarında zayıf bulsunlar;
Nasıl olsa bunlar hep kaderlerinde var(!)
Kadına ve çocuğa karşı çok cesurlar(!)
Nasıl olsa bunlar hep kaderlerinde var(!)
Dürüstlük onlarda, kimseye bırakmazlar(!)
Cennet için dediler hep, önce iman;
Madde madde sayar kader kurbanları(!)
Ancak sayılara dökerek kafadan
İmana ulaşır kader kurbanları(!)
Hep medet bulurlar kaderden, yazgıdan
Bir türlü aşamadım
Denizdeki dalgayı
Bu sene göremedim
Yaylada Kadırga’yı.
Oy Kadırga Kadırga
Karabağ kanlandı, tarih yalan söylemez,
Her yerde cesetler, kimse soykırım demez.
Asla güven olmaz emperyal devletlere!
Hepsi fırsat kollar, gizlenip bir yerlere…
Yer, gök yıldızlar şahit, korkunç soykırıma!
Attılar yalanları, tarih utansınmış(!)
Bir de kullandılar ecelinden öleni...
Güya mezarından çıkarılıp asılmış
Alim Kemahlı İbrahim Hakkı Efendi?
İbrahim Hakkı Efendi büyük hocadır.
Bir şansım olsa kaderden uzak!
Geçmiş yıllarıma dönsem geri.
Şu zincirlerimden kurtularak
Söküp atardım tüm keşkeleri.
Bir şansım olsa kaderden yüksek!
Kime bilge denir, pek kafa yorulmaz;
Her şeyi bilenlere denilmez bilge!
Kolay değil bu, herkes bilge olamaz;
Bilgi yolundan gidebilendir bilge!
Ezberleri bozmak hlç kolay değildir,
Bazen “R” harfini söyleyemeyen
taksi şoförünün “Neyeye” sorusuna
“Kayaköy” diyemeden
“Eminönü” deyiveren
Özdemir Asaf gibi
muzdarip “R” lerden;
Vatandaş sigara kağıdı bulamamış,
Atatürk’e çok kötü küfürler yağdırmış,
Sonunda mahkemede bir dava açılmış…
Ancak küfredeni af etmiştir Atatürk!
Kin gütmeyi bilmezdi o büyük Bilge Türk!
Ne kadar çok anlatsam anlamazsın
Bu hurafelere inanırsın sen.
“Yer çekimi” derim öyle bakarsın
Şeyhleri, gavsları uçurursun sen(!)
Şeyhi uçurup, görürsün göklerde(!)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!