Sanmayın şiirin dizelerinde
sanki çare bulacak dertler...
Bazen mutluluk verir, bazen keder
bazen de kifayetsiz kalır
gönülden dökülen kelimeler.
Her varlık yansıtıyor hakikati
Başka kutsanma ihtiyacı yoktur.
Her varlık kitaptır, okutur kendi
Okur ol, imana giden yol budur!
Kutsala kutsallık taptırır ona,
İsrail’de dikili iki büstten
Orda burda bahsetmeyin ezberden;
Onlarca ülkede var, deyin neden?
Anıt, heykel, büst geçer kırk sekizi
Ezberden sallayıp yormayın bizi…
Tarih bilmeden ezberden sallarsın
Sen bizden ne istersin, ey yavrucak?
Sen cahilsin, şartlara hiç bakmazsın
Sen bizden ne istersin, ey yavrucak?
Neden söylersin bu Gazi Dede’ye?
Dağlarla kucak kucağa, bozkurt gözlerle
Sen bakarken dağılır zirvelerin pusu...
Duman çökse de yere, göğe, vadilere
Kapanmaz önünde çıyanların dar yolu
Ve kaçmaz gözünden varsa bir çapanoğlu!
Diyorsun yıl iki bin yirmi dörtte
“Bir dolar çıkmış yüz küsur Ruble’ye.”
“Ve bir Dolar yüz elli küsur Yen’e”
Soruyorsun hep batmıyorlar diye.
Şu Rusya enerji ihraç ederken
Kaçkar’ın çoban kızı!
Pek asildir duruşu.
Çıkarken dik yokuşu
Bazen kar adam boyu...
Kaçkar’ın çoban kızı!
Yalçın kayaların yükseldiği yerlerde
Yürümek istiyorum bir kanyon içinden.
Bir karınca, bir tırtıl kadar sessizlikte
Uzaklaşmak istiyorum bu densizlerden!
Uçmak iyi gelir kartal gibi göklere;
Yeter ki karşılarında zayıf bulsunlar;
Nasıl olsa bunlar hep kaderlerinde var(!)
Kadına ve çocuğa karşı çok cesurlar(!)
Nasıl olsa bunlar hep kaderlerinde var(!)
Dürüstlük onlarda, kimseye bırakmazlar(!)
Cennet için dediler hep, önce iman;
Madde madde sayar kader kurbanları(!)
Ancak sayılara dökerek kafadan
İmana ulaşır kader kurbanları(!)
Hep medet bulurlar kaderden, yazgıdan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!