Okuyalım Enam’dan, Bakara’dan;
Nebi’yi ne bekçi ne vekil eder!
Dinde zorlama yok, söyler Yaradan!
Olmaz zorla iman, münafık eder!
Bir bakın Mâide yetmiş yediye;
Din’de zorla olursa bekçilik, vekillik
Bu yol münafıklığı öğretir insana!
“Din’den çıkan öldürülür” demek canilik!
Bu yüzden sarılın Allah’ın kitabına!
Bakara iki yüz elli altıya bakın!
“Sizi almadan girmeyeceğim”
“Cennetlerden Naim Cenneti’ne”
Derken, şimdi ben sormak isterim:
Neden konuşmadınız vaktinde?
Tapuları Naim Cenneti’nden
Kafanın içi boş, derim buradan,
Her şeye atlarsın, şaşmazsın bundan,
Ezberleyip atıyorsun kafadan,
Az düşün, kendinle ettirme alay;
Seni aldatmak vallahi çok kolay!
Beni hiç sevmediniz, biliyorum
Her şey dediniz: “İt, şerefsiz, alçak…”
Daha var, yazmaya utanıyorum!
Yalnız demediniz tutarsız, kaypak?
Hem galiz küfürlerle kalmadınız,
Dün melek dediğin bugün şeytan olmuştur
Melek ile şeytan, olur mu bir arada?
Ezber olsa da şu soru çok sorulmuştur:
Ateş ile barut olur mu bir arada?
Tutmadı öngörün, biraz garip değil mi?
On altı devlet kurduk
Övünürüz hep niye?
Devleti yaşatalım
Kalırız son bakiye.
Şair hep uyarmıştı:
Bilin ki ısrar etmek onursuzluk!
“Ya benim, ya toprağın” ne demekse?
Onurlu adam hiç bilmez sululuk…
Ve döner dünyasına sevilmezse...
Fazla utangaçtır onurlu adam,
Her devrin adamıdırlar, işleri zordur(!)
Bazen modern bazen de az muhafazalı(!)
Yallanmak uğruna her sofraya oturur;
Mideleri boldur, domuz gibi iştahlı...
Tutarsız olurlar, bir ileri bir geri,
Ben bir savaş çocuğuyum kolay kanmam;
Bir Osmanlıyım ama mesele başka...
Hem doğduğum gün hem öldüğüm gün bayram!
Bir Osmanlıyım ama mesele başka...
Ben iki cihan harbi görmüş bir adam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!