Gönlümde bir şehir, kimsesiz, ıssız,
İsmin bir sır gibi, dudağımda dilsiz.
Zaman durur orda, her bakışında,
Lâl olur sözlerim, yakınımdaysa bedenin,
İmkânsız bir yokuş, tırmandığım her an...
Gönlümde açılmış bir korlu yarasın,
Ah etsem gökler de yıkılır bilesin.
Sana yürümezdim, yollarım sen olmasaydı,
Bu kış, bu ağır yazgı, bu bitmez fırtına,
Tüm kayboluşlarım, senden oldu, senden oldu.
Sarı saçlarına gönlüm dolanmış,
Gülüşün kalbimde mühür sayılır.
Sevdanın ateşi cana dayanmış,
Bakışın bin yıllık zehir sayılır.
Gönül defterini açtım da baktım,
Taziye de yas boğuyor
Saklı gizli meşk yoruyor
Gülizar da gül kokmuyor
Nere düştüm bilemedim...
Ziyaret kısaydı, uzadıkça uzuyor
Gönlümü kaptırdım bir vefasıza
Meğerse sevmeyi bilmezmiş meşrep.
Kulak asmadı hiç bendeki sızıya
Aklı başka yerde, huyu hep edep.
Mesajlar bekledim, yollar gözledim
Gönlümün en ücra köşesinde,
Adını bilmediğim bir sızı büyüyor.
Biliyorum, herhalde bana ait,
Ne sen dokunabildin ona,
Ne ben susturabildim.
Gönlümün en ücra köşesinde,
Adını bilmediğim bir sızı büyüyor.
Biliyorum, herhalde bana ait,
Ne sen dokunabildin ona,
Ne ben susturabildim.
Gönlümün kıyısında bir fırtına koptu,
Sessiz çığlıklarım dalgalara karıştı.
Ne sevdamı anladın, ne acımı gördün,
Yüzümdeki yağmur, içimdeki boran.
Ne zorla girerim, ne de kapında beklerim,
Gururumu ezdirmem, kalbimi yitirmem.
Gönlümün sarayı viran olsa da,
Gözlerim her gece yaşla dolsa da,
Gül yüzüm sararıp bir gün solsa da,
Artık arasan da olur aramasan da.
Zemheri ayında yaktın bağrımı,
Gönlümün yükünü sardım sırtıma
İçimde dinmeyen fırtına kaldı
Boyun eğdim bugün her şartıma
Gözümde kurumuş bir pınar kaldı
Sessizce kapıdan çıkıp giderken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!