Dağların alacası yüreğime dert oldu,
Kış soğuğu nedir ki, ayrılığın sert oldu,
Kalleşçe laf taşıyan öne çıktı, mert oldu,
Vur aşığım sazına, söylenecek neler var...
Sarı yıldız hüznünden kızarıyor, yanıyor,
Bu gece son defa hayata küstüm,
Beni yaraladı, üzdü sözlerin.
Küstüm gökyüzünde güneşe, aya,
Nazlı ceylan gibi süzdü gözlerin…
Bilmez misin nasıl sevdi bu yürek,
Sen,
Sevdiğim kadın,
Katilsin...
En eski, en yakın dostumu öldürdün.
Oysa ne mutluyduk o dostla yıllarca,
O benden hiç şikayetçi olmamıştı,
Bu yaz yeni bir sayfa açıyorum gönül defterimde,
İlk satırında da son satırında da sen ol dilerim.
Baştan aşağı uzun bir çizgi çektim tüm dertlerime,
İlk güftemde sen, son bestemde de sen ol dilerim...
Unutsun varsın dostlarım adımı, kim olduğumu,
Ben unutmadım seni, öyle sitem etme,
Sen içimdeki hasret yağmurlarında kayboldun.
Ben istemedim zalim ayrılığı,
Ben koparmadım sevgi ağacının taze filizlerini,
Silmedim ben yüreğimden, sevdanın izlerini
Ben karartmadım gönlümü,
Düşerse canına hicran ateşi
Rüzgarlar ters eser, dereler kurur.
Dostların unutur, çalmaz kapını,
Kardeşin, evladın bile el olur...
Kapanır yüzüne bütün kapılar,
Kalbim toy bir çocukken sevmiştim seni,
Aklıma gelmemişti anti-vuslat ihtimalleri,
Günbatımlarında çakıl taşlarına,
Seni sormak yoktu hesapta. körfezde her akşam.
Hayallerimde bile kaybolacağın bir gün,
Elimi bile sıkmadan, yüzüme bile bakmadan,
Şiirlerde buldum ben teselliyi,
Yalnızlıkta buldum gerçek sevgiyi,
Dilimden dökülen her kelimeyi,
Sana şarkı yapıp haykıracağım...
Kırdım gönlümdeki paslı zinciri,
Yaşımı başımı sorma be gülüm,
Yarına çıkmaya fermanım mı var.
Olurla olmazla beni deneme,
Sensiz yaşamaya dermanım mı var...
Duyar mı başkası yürek sesimi,
Sonbaharda dökülürken yapraklar,
Yorgun gözlerimden yaşlar döktürme.
Solan her fidanın, boynu bükülür,
Bana bu sevdaya boyun büktürme…
Ayaz gecelerde yanar ateşler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!