Dumanı üzerinde sevdalarla sevdim seni,
Yanarken dumanım görünmesin diye.
Yaşlı gözlerle karşıladım aşkı,
Ağlarken gözyaşlarım bilinmesin diye…
Hanımeli kokulu bahar akşamlarında
Şiirler yazdım seher yeli hafifliğinde,
Masallar anlatacağım sana bu akşam,
Lafonten’den değil, biraz yaşamdan,
Biraz benden…
Kiraz küfü zamanlarımda yaşanmış,
Kapalı kalmış uzun zaman gönül koridorlarında,
Ağlamaklı geçmiş çocukluğumun,
Hayatın denklemini çözen varsa söylesin,
Tam altmış bahar oldu, hala çözemiyorum.
Kelimeler felç olmuş, özürlü cümlelerim,
Oturup adam gibi şiir yazamıyorum…
Göç etti mahallemden, hiç uğramıyor ilham,
Sen, şimdi uzaklardasın,
Mevsimlerden kış, gecenin üç buçuğu
Ve biliyorum ki, hala uyuyamadın,
Sevgiye ihanet eden yüreğinden geçenleri
şiir diye sıraladın....
sen,
Yüreğimi terk ettim sevgisizlik yurdunda,
Bakmayın suratıma, sureten yaşıyorum.
Son yolcu da ayrıldı sevdanın gemisinden,
Gam yükünü yükledim, bedava taşıyorum…
Ay ışığı unutmuş pencereme vurmayı,
Gecenin rengi siyah,
Düşlerimin rengi mor,
Hasretin rengi simsiyah,
Gözümü yoruyor…
Bakışların zeytuni, dudağın şeker,
Yanında bir fincan mutluluk ver…
Kar düşer de yerin yüzü aklanır,
Hatıralar gecelerde saklanır,
Her yolculukta kalbim kanatlanır,
Senle tanışmamız gelir aklıma...
Nice yıllar oldu görüşemedik,
Her sabah ufkuma doğarken güneş
Bir seni anarım bir de aşkımı
Her notası senle başlayıp biter
Gönlümün sesinden dinle şarkımı…
Yaşanan onca şey sensizse eğer,
Zaman gelir anarsın bir damla yaşla beni,
Kavlimden cayarsam can, üşenme taşla beni,
Kartallar yüksek uçar, yuvasız olsa bile
Karıştırma yanılıp kafeste kuşla beni…
Nere gurbet neresi sılamız bilemeden,
Sitem etme ey dost, gönül yaralı,
İçimde ateşler yanıyor gene.
Selamım ulaşmaz, haberim gitmez,
Başımda belalar dönüyor gene…
Esir düştüm vatanımda, yurdumda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!