Gayrı bizim elin soldu gülleri,
Sustu bülbülleri, esmez yelleri,
Mevlam mekan etti gurbet elleri,
Artık bir meçhule düştü yolumuz...
Gelinin kınası elinden uçtu,
Yazgımız bu gülüm hasret bize şart
Özlemeden aşkı anlayamadık,
Kurudu pınarı gözlerimizin,
Yürek dolup taştı ağlayamadık…
Bulamadık çare ne sen ne de ben,
Her gün uykuları katlettiğimden
Üstüme kar gibi yağdı geceler
Lale çağım çoktan geçti gönlümden
Yas tutan kalbime dağdı geceler
Ağaran saçıma değdi geceler…
Maziden kalanları silerek bir kalemde,
Benim gibi yalnız mı kaldın bu mevsim sen de.
Ayrılık otu ekmiş felek gönül bağıma,
Bunun suçu arkadaş ne sende, ne de bende…
Yaktık gurur öfkeyle bunca sevgi ormanı,
Seni sevmek için günler yeter mi,
Aylar, mevsimler, yıllar az SEVDİĞİM.
Gönüldeki sevdan, ölsem biter mi,
Dilin beste, bakışın saz SEVDİĞİM…
Varsın uzak olsun sıla yollarım,
Başımda ağrılar kol-kola dostum,
Yalnız yaşamaktan ümidi kestim,
Beni öldürmeye var ise kastın,
Benden selamını kesiver yeter…
Bazan güneş açar, bazan yağarsın,
Sevgini kalbine öyle kazı ki,
Değer bilmeyenler yıpratamasın,
Sevgine öyle bir cennet yarat ki,
Sevgiliden başkası varamasın.
Nakış-nakış işle zaman içinde,
Gönül ırmağında akan sellere
Düşen yaprak gibi karıştın mı hiç,
Kara gecelerde mor hayallerle,
Zamanın çarkında yarıştın mı hiç…
Büktü mü boynunu gurbetin kahrı,
Ellerimde nasır, yürekte sevdam
İkisi de emek mahsülü gülüm.
Hasretinle her gün ölüyorum ben,
Ecel ile ölmek kolay bir ölüm...
Saçımda beyazlar dargın yıllara,
Sevdiğim her şeyi aldın elimden,
Gözümü kör et de görmeyim yâri.
Kanadımı kırdın, kolumu da kır,
Onu şu sineme sarmayım bari…
Ezelden sevdalı doğmuş bu yürek,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!