Çiğ yeme kusarsın
El eliyle tutma elinde kalır
El diliyle konuşma lal olursun
Evlat dik olmalısın
Akraba arkadaş kim olursa ola
İlk bahar geldi yaz gülleri açtı.
Ağaçlar yeşerdi sular coştu.
İçimime duştu bir acı sızı.
Dönmek bilmiyor, dönmek bilmiyor.
Yüksek karlı dağların karı eridi.
Suratına bakan bin pişman
Sanki eski mahkeme duvarı
Dökülüyor parça,parça bir surat
Karşımda duruyor yaşlı koca duvar adam
Yaşadı yaşayalı bir arpa boy
Titreyen saçlarla duvardaki yüzün
Kuzum seni bu gün üzgün gördüm
Yüzünde bir asıktır hüzün
Derdini kederini içine atma gülüm
Karlı dağlar gibi soğuk ve sessiz
Kara dağlar kar ile boran
Üstüme geliyor toz ile koca duman
Sesimide duymuyor aman
Bu gün kederliyim inan,inan.
Bu senede gecti
Hayat bir oyun
Oynamasını bilene
Bir yıl gecti
Ne de çabuk çabuk gecti
Sular su derindir derin.
Onun adı sonsuzluk.
Anlayana yeter onun duruşu.
Denizler ötesi umutlumu umutlu.
Yolu uzun düzde gider.
Aydınlık yol çıkmıyor derinden
Huzur bulamaz yer üstünden
Aklı başına düşmüş
Ağlıyor yavaş,yavaş derinden.
Rahat olmasın kadar çizgisi
Hizmetin tarifi neydi ne oldu.
Hizmetin adı bunlarla sel oldu.
Uç kağıt cılar hepsi siyasetçi oldu.
Kirli kuyu temizlenir mi acaba.
Çalanı çırpanı adam sayarlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!