Sırası değildir şimdi sırası
Öğle çekip gitme kurban olduğum
Bu yolla düzelmez hicran yarası
Yapma etme gitme kurban olduğum
Kırlar çiçek açmaz bahar yabancı
Her sözüne kanmışım
Her kanışta yanmışım
Senin gibi dikeni
Ben nasıl gül sanmışım
Sen beni hep sen beni
Söyle n olur söyle neden vurursun
Zavallı yüreğim sevdikçe seni
Ha bre tetiğe basar durursun
Kurşun yuvası mı sandın sen beni
Görmez mi gözlerin her tarafım kan
Koskocaman volkanken kaynayan aşkın ile
Bir an da kül olacak köze çevirdin beni
Söylemek için hemen, içimden geçse bile
Dilimde kaybolacak söze çevirdin beni
Kim demiş ki ay doğar kızıl güneş batmadan
Almış yamacına Aksu köyünü
Gemin deresinin ölçer boyunu
Asırlardır oynar aynı oyunu
Kösedağı senin başına kurban
Başında bulunan taşına kurban
Her gün bir yamaçtan inelim derken
Sabahı geç bulduk akşamı erken
Çiçeği koklarken gülü okşarken
Kötü zamana rastladık kötü zamana
Karakış kur yapar bahara, yazın
Dönmem o ki ben bu yoldan
Ayırmadan kolu koldan
İster sağdan ister soldan
Koy sineme koy başını
Sen var iken bakmam aya
Bırakmaz yakamı bir talihsizlik
Her neyi istersem tersi oluyor
Cana yoldaş olmuş bu sahipsizlik
Gökten bir taş düşse beni buluyor
Elin gönül gülü her gün açarken
Baklavasını yiyip ayranını içtiğim
Baharını koklayıp ayazından geçtiğim
Rüzgarını ektikçe poyrazını biçtiğim
Kolay mı sanıyorsun seni unutmayı sen
Maldan, mülkten fayda yok yine dardayım darda
Gözüm değdi yanağının
Alına yar alına
Kurban olam dudağının
Balına yar balına
Gömleğimin düğmeleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!