Muntazam Şiiri - Cahit Zarifoğlu

Cahit Zarifoğlu
150

ŞİİR


639

TAKİPÇİ

Muntazam

Seni kamçılardan çıkardım
Tevbelerle başladı rahmet vuruşları
İnsan ağlar oldun yürekli göğüsler kurdun
Sesimi işkencelerden alırdın
Elimin altına dökerdin etlerini

Hızlı varışlara bile hazırım daha
Dayanırdı yelken bezleri saf saf insan enginlikleri
Bir geçmiş zaman kalkanı indi
Çınar ağaçlarından sahil sularına

Kalbim kalkıp indi gemilerden
Çok tarandım başka saçlar tarandım sokaklarda
Kapris kamburu çıkardı yıllar
Ve bir tek çıban çıkaran yoktu sancılarla

Habire vuran rüzgâr
Kabirlerde su yollarında
Dehlizlerde
İç çekmeler
Sızlanmalar fısıltılar
Ne zora çekiyor zaman ki bildiler farkettim
Götürüp
Kelimeleri başka bir semte attılar beni

Üzgün melal içre ve âşık
Yürüdüğüm deniz sahillerindeyim
Yakın sabahlarda öğlelerde ve daha
Üç parıltısında günün
Devlerimi güreştirmek işim
Üstüm başım heykel kırıkları

Cahit Zarifoğlu
Kayıt Tarihi : 15.12.2000 20:03:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Mehmet Binboğa
    Mehmet Binboğa

    'Karşı dağların başında
    Salkım salkım duran bulut
    Saçın çözüp benim gibi
    Yaşın yaşın ağlar mısın'

    YUNUS EMRE

    Muhterem muhafazakâr şair dostlar.
    Bakınız şiir adına kimler kime sahip çıkıyor; yani Cahit Zarifoğlu'nun siyasi kimliğinin biz, Atatürkçü şairler için bir önemi yok; önemli olan,şairin ortaya koyduğu eser.Adaleti savunmak için gerekirse bizim gibi düşünen,ama bu şiiri beğenmeyen bir arkadaşımızı acımasızca eleştiriyoruz; yani mazlumun hakkını yedirmiyoruz.Aynı duyarlığı sizlerden de beklemek hakkımız sanıyorum.Saygılar efendim.Hoşça kalın güzel insanlar.

  • Nevin Subaşı
    Nevin Subaşı

    düşünce ve duygu salınımlarını yazı ile ifade edebilme ihtiyacı.
    bunu yaparken de sonsuz verilerin birbirine çarparak yeni uzamlar
    inşa edebileceğinin farkında olmak.

    ibn haldun insan düşüncesini ikiye ayırır. inşa ve haber.
    habere olduğu gibi inanılır. inşa ise yorumdur ve bu hali ile tartışmaya açıktır.

    bu durumda esas mesele yalnızca düşünceye saygıyı gerektirmekle kalmaz
    haberin toplam değerlerinin yahut kaynağa ait genel (imajın) kanının
    ışığından sıyrılarak yeniden değerlemelere tabi tutma fırsatını da verir.


    aşığınım ey hakikat
    kıramadım hayali bir çemberi
    ki
    erte fezasına varabileyim

  • Yüksel Balcı
    Yüksel Balcı

    ateşi çalmaya gittim eski söylencelerin buz büyüsüne yazılı hecelerinden
    çığ uçurumlar geçtim ve kıvrım kıvrım burgaçlanan çavlan beşiklerinden
    kararmış köyler gördüm titreşen ölü askerler ve ak kefen
    bıraktım ardımda fetih tabyalarının bozguna batmış seferini
    çeteci ateşleri yaktım buz aydınlıklarda çınıldatarak fişekliğimi

    ve nakışladım o eskil tarihimi
    yenilmiş kılıçların kendini yaratan ucuna

    baktım : ölümün şeçeresi pas tutmaz dendi ve onların adı daha ilk sayfadadır
    korkuyu kuyu duvarlarında dönenen bir çığlık gibiyaşarlar ve susarlar
    geç alışırlar gözlerindeki yalımın çelik bir urgan gibi isyanın çıkrığını tuttuğuna
    çün kıyımlar görmüşlerdir ve mağdurudurlar bilenmemiş öfkelerin

    ama ölüm yuvaya döner ve gecikmiş evlat gibi basarlar bağırlarına
    sararmış sayfalara büyük harflerle yazdım dağıttım en ücra köşelere
    ölüm yuvaya döner
    RED TÜRKÜSÜ diye adlar koydum şiirlere.......


    EMİRHAN OĞUZ - ATEŞ HIRSIZLARI SÖYLENCESİ
    1987 AKADEMİ KİTABEVİ ŞİİR BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ

  • Yüksel Balcı
    Yüksel Balcı

    Şimdi arkadaşlar günün şiirine gelirsek , çok basit bir ön sezi ile girelim . Şiir kocaman bir direniş , mücadele , çağını ret , işkenceyi ret yani kısaca dayatılan yaşamı kabul etmeyecek güzellikte bir şiir . Şiirin alt yapısını oluşturan ( Kemal abinin bilmediği tinler olup - o çirkin lakabı esefle kınıyorum - ) istasyonlar bunlar ....

    Şimdi şöyle bir şey algılanabiliyor . Bazı arkadaşlar ne yazık diyor ki şair misyonu ile gelmemiş , işte kaba şiirleri sevmiyorum , imge yok ( halbuki şiirde bir sürü imge var ) bilmem bilmem ....vb....

    Yazık arkadaşlar , şiire ayıptır , yapmayınız .....

    Şimdi peki nasıl çözümleyebiliriz bu sorunsalı bakalım şöylece bakalım bir yakın geçmişimizin tarihine ......

    6-7 yaşlarında idim . O zamanlar sesler vardı . Büyük abiler vardı . Cebecideki evimizin 2 sokak üstündeki erkek öğrenci yurdu DEVSOL'lu öğrencilerindi . Cebeci camisinin hemen aşağıdaki yurtta ÜLKÜCÜ büyük abilerimizindi . Her iki grupta gelip bizim sokağın ortasında çatışırlardı . Çocuktuk , attıkları sloganlar hep değişik geliyordu bizlere . Oyun gibi biliyorduk . Ve her iki grubun geçtiği yollara taşlar döşüyorduk . Birbirlerine atsınlar diyerek . Kimimiz solcu , kimimiz sağcı oluyorduk . Ne yapalım işte çocuktuk . Karar veremiyorduk ......Sonra askerlerin sert adımlarıyla karşılaştık ....Hepimiz asker olduk .

    Şimdi neden anlatıldı bunlar , bir çocuk gibi puta tapar olmayınız efendim . Kim gelirse gelsin karşınıza , yaşamınızı kurguladığınız putlarla onu karşılamayınız . Benim çocukluğum gibi çocuk olmayınız demekle aynıdır bu söz ....

    Bırakıp geçiyorum , üzülerek o bahtsız yorumu ......

    Günün şiiri anlamını o tarihlerden alıyor arkadaşlar . Meşhur 68 kuşağından . İsyanlar , devrimler , yürüyüşler ..... Son karşı çıkmalardan . Şiire o zamanlar bu izlenimler düşüyor hep . Şimdiye bakınca kabullaniş , kabulleniş . Arkadaşın birisi de yazmış kaba şiirlerden hoşlanmıyorum diye . Aslında Kemal beyin o sıfatsız ve suratsız kullandığı söz kadar incitti beni . Ne yani sen hala Irak gerçeğini , Afganistan gerçeğini , hayatın her alanındaki gerçeği görmeden , bu gerçeği görmüş şiire kabamı diyorsun . Bunada yazık demekten başka bir şey gelmiyor insana . Çünkü tükeniyoruz arkadaşlar , bizleri tükettiler . Şimdi anlamsız bir yaşamak varken , sizin gibi

    oh ne güzel
    sevdiğimin saçları
    ama anası vermedi
    hadi gidip kaçırayımmı yani......demekmi lazım .

    Son olarak arkadaşlar yaşamdan kötü kareleri seçip ve onunla savaşmayan şair şair değildir . Şair yaşamı güzelleştirmeye çabalayan insan olmalı . Yaşamak güzel değilse toplumsal olarak o zaman yazılan şiirlerin hiç birinin bir hükmü yok .....

    YAŞAMI GÜZELLEŞTİRMEYE ÇALIŞMAYAN
    İNSAN
    İNSAN DEĞİLDİR

    YAŞAMI GÜZEL OLMAYAN
    ŞİİR
    ŞİİR DEĞİLDİR

    Bazılarınıza sevgilerimle.....

    yüksel balcı


  • Yüksel Balcı
    Yüksel Balcı

    Öncelikle belirtmek isterim ki arkadaşlar , aramızda ki bazı şiir hainlerini boşverin ..... Onların sözleri sadece boşluk gibidir çoğunlukla . Tin , tin öter sizi yanıltır bunlar . Şayet şiirle sıkı fıkı olmak istiyorsanız bugün çok güzel yorumlarını okuduğum UZAĞIM'ı , LARA AÇANBA'yı , NACİ beyi ve YEDİNCİ RENK ' i dikkatle takip ediniz . Bu günkü yorumları bir harika . Seviyorum ben bu arkadaşları ....

  • Salim Genç
    Salim Genç

    sayın ispir şiire hakareti anladıkta insanların sıfatlarıyla alay etmek şairliğinizin ortasına döşenmiş saatli bir bomba gibi duruyor dikkat edin elinizde patlamasın şayet ben ve benim gibi düşünenler varsa bu şaiirlerin bizim için bir şeyler ifade ettiğini bilmelisiniz ve saygı duymalısınız ben küçük bir şir kırıntısının bile kıymetli olduğuna inanıyorum küçük bir çocuk düşünün kalemle bir şeyler çiziyor olsun o çizgilere ince ince bakarız kıvrımların zerafetine anlamlar katıp değerlendirme yaparız en basit dediğimiz şiirlerinde bir haykırışı vardır. ve o birileri için değerlidir...saygılar.

  • Lara Açanba
    Lara Açanba

    şairleri sevmekten korkmayın...adını bilmediğiniz ve bilipte anlamadığınız şairler inanın bir Nazım kadar terkedilmiş...bir Süreyya kadar unutulmuş...bir garip Veli kadar dinlemektedir sizleri...sadece şiire inanırsanız onların hakettiği saygılı duruş...sizlerle kararlı bir şekilde yerine ulaştırılacaktır...adını bilmediğimiz ve bilmeden kalbini kırdığımız bütün şairlere selam olsun...

  • Lara Açanba
    Lara Açanba

    Şairler bazen… Şiirinin dilini öyle bir terbiye eder ki… size hiçbir şey söylerken… Aslında ulaşmak istediği dokuya…(bu kimi zaman… şiirin aykırı ve özgür duruşunda kabul görmekte zorlanan bir tarzdır…) yapışıp kalır demek biraz muallakta kalsa da aynen öyledir… burada ve günün şiirinde… Okuduğumuz şiir gibi… şiirin satır satır açıklanması tarzımız dışıdır… amma velakin… (gerekirse ona da varız) … şiir bazen kendini saklayarak sadece dış mekanın aciz duruşuna pay vermek istemez… ve şair buna asla saygı duyulmasını beklemez… sadece okursanız okur ve hücrelerinize inmesine izin verirsiniz… veya anlamamanın erdemi ile…şiirin sayfalarından yavaşça çekilirsiniz... Ve unutmayınız şiir adına elbette yanlışlıklar komedyası had ve hudut bilmeden bugün olduğu gibi sergilenebilmektedir... o vakit sizi seve seve aydınlatır... şiirin gönüllü savaşçıları... ama bu savaş etlerin döküldüğü veya etlerin kokuştuğu savaşlardan... farklıdır...(bir başka gün anlatmaya çalışıcam)
    şiir bazen insanın tam da ihtiyacı olan yerde ansızın duruverir...ne dilidir unuttuğu...ne de zevkten sarraf olmuş insanın şiir adına ne varsa unuttuğu ...Dayanırdı yelken bezleri saf saf insan enginlikleri ...diyecek kadar...susarken yapıverir altın vuruşunu şair...hem de hiç kaygılanmadan...bilmektedir ki...o diğer şiirlerin şairlerinden farklı olarak fazlaca örselenecektir..o vakit çekmek gerekir...rahmet vuruşlarını insanın kaburgasından...o insan hem şiirin standart aşk adamı iken..ne olurda dibevurur ...bu kadar sığ sularda.....şimdi şiirin ne sözüne yol gösterme vaktidir...ne de hırslara kapılıp...dökmektir taşları...usulca şiirin gücüne inanıp...çekilmektir...et kokulu insanın...dehlizlerinden alıp gidivermeli...çınar ağaçlarından...sahil sularına...insanın seviyesi ve iradesi üzerine ne güzel bir bakış...
    Cahit Zarifoğlu nu
    severseniz..dilini anlamaya çalışır...yeni bir hız veririsiniz soluğunuza...o sevmediğiniz şairlerden biri olmaya mahkumdur belki...amma velakin o şiirlerinde bir şeye yürekten inanmaktadır...onu anlayanlar olacaktır...adil düzenin şaşmaz kararlı insanı ne kadar dürüst ise..işte siz şiirin kara kaplı defterinin..ilk sayfalarını henüz yeni açtınız...devamı diğer şairlerin hafızasıyla elbette yinelenecektir..anlamaktan korkmayın..anlamıyor isek anlamış gibi (aman ha)...yapmayın..çünkü şiirin affetmediği tek şey...şiirin yüzünü inkar eden acemi şairi bile severken...simsiyah acıları kim ...hangi dille..nasıl anlatırdı ki...onların elleri yazmakla biraz daha ağarırken...diğerleri hep korkarak yaşayacaklardır...ve ölümlü aşklarına methiyeler çeşmelerinden her daim akacaktır…sevgilerimle

  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan

    zaman mekan. ruhun istifinde yer eden hatıralar görücüye çıkar sanki dolanırken

TÜM YORUMLAR (20)