Gül bahçesinde sus pus kalmış züğürt bülbül
Aşk meleği süslem püslem pek zengin bugün;
Utandı bülbül
Sevgililer Günü derlenen
Pırlanta çalımlı gonca güllerden…
Utandı şiir
Sen var ya sen!
Hani yok mu o sendeki işveli endam
Şöyle salınarak geçsen önünden
Mutlak beyinsiz kalırdı
Rodin’in Düşünen Adam’ı…
Ne acıların ezmesi
ne şen şakrak gezmesi
ne de yalnızların efendisi
yetmişti kalbini tavlamaya
Gözlerim yalvar yakar
Metelik yokken cebinde
Döne dursan dönerci önünde
Hangi aşk değerdi ölmeye
Cennete havale umut içinde…
Dolanırken ışıklı caddeleri
Bendim süzülen
Utangaç bakışımla
Bendim yanıp sönen
Kalbinin ufkunda;
Belki de sadece
Çaresiz inlerken kırık kalpler
Yuvarlandı yerler ve gökler
Yanık ruhlar yağdırdı bulutlar
Yalnızlık çığlarıydı göçen umutlar;
Böyle kıyamet günde bile
Duygusalın bilinci dünden talan
Ağlıyor mutluluk kahrından,
Esmer dumana çivili kafalar
Ateş suyu böğüren boğalar
Bangırdayan çalgılık
Ve sağırdan bir çığlık…
Sorsan gönlüme aşk nedir
Der ki aşk ibadet gibidir
Nasıl ki ibadet içre Hakk’a teslim iman
Canana teslim gider kalbi elinde insan…
Evrensel manaya armağan
Şahane bir mucizedir insan,
Ne fark eder necedir yaradan
Mucize kendin bilmiş ki bu zaman
Tanrıların sus kalması da bundan…
Dalmaya geç kalma
Derin sulara
Korkup da karanlıktan,
Yak bilincini aydınlan…
Güneşe bir baksana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!