Dudakların solgun, ihaneti çağrıştırıyor.
Kolların eskisi kadar sıkı sarmıyor.
Takatten mi düştün?
Gözlerin gözbebeklerimi yakalayamıyor.
Elim eline yakışmıyor artık, parmakların küçülmüş.
İnanmak istemediğim, bir bavul resmi geliyor eskilerden kalma.
Hani bazı sevgiler vardır,
Kol kola sarmaş dolaş,
Aşk sözcükleri uçuşur havada.
Ben hep imrenirdim onlara
Sanki bendeki sevgi başka gibiydi,
Halbuki birini öyle seviyorum ki;
Bir mektup ki
Dışında pulu, göndereni yok.
İçinde iyi, hoş bir havadis yok.
Bir ömür yetmezken birleşmeye,
Bir kağıt nasılda ayırırmış insanı ikiye.
Ve yarım kalırmış soluk alışlar.
Suyun akışında sesin var
İnsan susuz yaşar mı?
Duvarlarda sessizliğin.
Yıkılmaz mı o duvarlar?
Zulamda kokun,
Daha güzeli mi var?
Yokluğunda,
Kalbim bin parçaya ayrılıyor.
Bir parçası bile
Sana değemiyor.
Kuşkulu bakışlarında hüzün, berbat bir havadisin habercisi.
Nereden başlayacağını bilmeyen,
Sözcükler dökülüyor gözlerinden.
Anlatmaya çalıştığın şeyin, çoktan anşıldığını bilip,
Yine de bir açıklama getirememek...
Senin ki aşkla dalga geçmek olsa gerek.
Çok seviyorum,
Günlerdir, yıllardır sevmemişim gibi.
Sen doymuşsun sevgiye,
Umrunda değilim senin.
Tok açın halinden ne anlar.
Parmağında olsun yüzük
Gazoz kapağından
Olmasa da evimiz
Toprak altımızda
Üstümüzde yorgan misali bulutlar
Hem de çift kişilik.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!