Dünden vazgeçmiştin
Dünya nimetlerinden
Az biraz darlandınmı
Birşey istemiyorum sizden,
Bana iki metre yer lazım
Bakla bostanından derken.
Önce çiçekler boyun eğdi
Zamansız rüzgarlara
Beklediği baharlara inat
Savruldular sağa sola.
Yürü be gül
Sıra sıra yatıyorlar, hep aynı dertten.
Hastalıkları gelir, en az elli seneden
Kendilerine ayrılmış bu bölümden
Eksik olmaz madenci nedir bu çilen.
Son duraktan önce burada mı toplanılır?
Randevumuz vardı aklımca seninle,
Kırları, bayırları dolaşacaktık.
Ben, ağaçların neden böyle olduğunu değil de,
Yapraklarının dallarda,
Ayrı ayrı dizilişini soracaktım.
Veyahut ta bu kadar kır çiçeğinin
kolaysa kaldır
Masayı ranzayı,
Açabilirsen aç
Boş odalara kapıları
Kaldırdığın her eşyada
Anılarında silinecek,
Kapattım gözlerimi bu şehre
Yoksun diye sokaklarında.
Esen rüzgarlarda yokmuş eserin
Ben unutmam böylede beklerim.
Bir elvedanda yoktu çekip gittiğinde
Giriş kartsız, maskesiz,vardıyasız
Madenciye benzer biri var madende
Kazmayla kömürün buluştuğu yerlerde
Başında bere sanki baret gibisine
Önümüz kış, soğuk kabus olmasın diye
Yanmıyorsa ışıkların görünmüyorsa çehren
Bir kaç kuru dala ev sahipliğ yapıyorsa
Göçük duvarlarla kırık direklele hududun
O yemyeşil bahçen hala dillerde
Bir sıra çam ağacı, birikmiş moloz yığını
Ben seni anlatamam
Nereden başlasam yarım kalır
Bir kartpostal güzelliğindeki
Çehren ile,
Ve göze en çok hoş gelebilecek şekilde
Karşımda dizilen
Yerleşir yüreğine gelir o seninle
Beklenen en sevecen en güzel şey
Artık bizimle
İlk bakıştığımız o saat o yerde
Cız ettiğin yüreklerde
Doldurur tüm sevecenliğini
Evet insana keşke seneler önceki durum hiç değişmeseydi olmasaydı şu teknoloji meknoloji dedirtecek dizeler tebrikler efendim
Allah böyle acılar göstermesin birdaha. Dmuyarlı yüreğinize sağlık