1.Şiirimiz karadır abiler
Kendi kendine çalan bir davul zurna
Sesini duyunca kendi kendine güreşmeye başlayan
Taşınır mal helalarında kara kamunun
Şeye dar pantolonlu kostak delikanlıların şiiridir
başka türlü bir şey benim istediğim:
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..
Devamını Oku
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..




KÖYÜN DELİSİ
Her köyde mutlaka bir ‘köyün delisi’ vardır
Beğenir beğenmeyiz, ne var bunda kızacak?
Cahil tiplemesidir, bir de velisi vardır.
Karagöz olmasaydı, Hacivat ne yazacak?
Bir gün bir düğün olmuş, başlamış oynamaya
Bir türlü oturmazmış, onu anlamış ermiş
Çokça övüp başlamış saçını okşamaya
“Ne de güzel oynadın!” demiş, oturuvermiş!
Meğer onun maksadı kendini göstermekmiş
Saatlerce oynamış artık geçmiş kendinden!
Kan ter içinde kalmış, boşuna bir emekmiş
İşte ancak böylece kurtulmuşlar fendinden.
Onur BİLGE
Kimse, bana, şiir sanat içindir demesin, 'Halk yoksa, sanat'da yokdur.'
Benim anladığım, Şiir bir duygu işidir, duygularını, bir kafese hapseden, imge denen, o saçmalığa, esir düşen , kendini şair, sanan o zavallılara acıyorum. Soruyorum size. bir şiir söyleşinde, kaç kişi bu zavallıları anlar?
'Şiir, anlaşılığdı sürece, şiirdir.' Gerisi hikaye..
Sayın Ece Ayhan, Tamamen bu şiirini topsumsal bir konu üzerine yazmış, ve betimlemiştir. Bu şiirin anlaşılmayacak hiçbir yönü yoktur.
Rahmetlinin kendisine, şükran ve alkışlaımı iletirim.
'O büyük abiler, üç kuruşa ülkeyi bile satar, satmaılar mı?
'Düzayak çivit badanalı bir kent nasıl kurulur abiler?'
Basarsın mafyaya parayı, ormanları keserek, yakarak, size güzel bir kent kurar(!) Ve kimsede korkusundan ses çıkarmaz, verir ruhsatı...
Şiir bunu anlatıyor veya anlatmıyor; ben bunu anladım. Korku dağları sarar...
Bu arkadaş, edebiyatçı mı oluyo?
Feylesof mu yoksa...
Bina okuyor, dönüp dönüp yine mi okuyor?
Takılmış eski taş plak dinliyor gibiyum.
Hayvan tinlerinin cevabı da gelmedi.
İlgili ilgisiz her yerde hayvan tini...
Sahte su tinini de açıklayacaktı açıklamadı.
Muhtemelen diyecekti ki gerçek deniz kastediliyor olsa su tini olurdu. Teşbih var, bu yüzden sahte su tini.
Bilimsellim bu işte be!
@kemal ispir 'ne hasta bekler sabahı ...hayvan tini
ne taze ölüyü mezar ......hayvan tini
ne de şeytan bir günahı ..hayvan tini
seni beklediğim kadar......hayvan tini' ....... bu ne yaa hayvanla ilgili ya da hayvansal hiçbir olgu yok... ben de vaktimi harcayıp okuyorum... herşeye herkese hayvan tini hayvan tini...
Şu sitede pek çoklar garip şeyler heceler!
Zirvelere taş atar, yine malum cüceler.
Geceler gündüz olmuş(!)biz duymadan a,dostlar!
Tuhaf gelmez bu bana, kral(!) ise Eceler.
Aydınlattı(!) halkları, yeni dille enteller(!)
Şair diye geçinir, halk indinde en keller.
Eski tarza; tu, kaka(!) yeni tarza merhaba(!)
Ferman yazar kanımca, yorum diye bu eller!
Şiir eleştirisinin kriterleri edebiyat bilimi içinde ele alınmıştır..Edebiyat sanatı demiyorum bilerek..Edebiyat bilimi diyorum..Bu kriterlerin en önemlilerinden birisini T. S .Eliot isimli bir batılı şair ve düşünür öngörmüştür...Türkçe söylenişiyle yazarsak ''objektif korelasyon''
nesnel ilişki, nesnel bağlantı anlamında..
Bu açıdan bakıldığında Sn İspir in sözünü ettiği ve bilimsel bilgi öncesinde kadim ilimlerde tüm feylesoflarca dile getirilen ''anasır ı erbaa'' yani ''dört temel öge'' ve onun türevlerine değdiği oranda bir şiirin güçleneceği nesnel bir gerçekliktir ..
Şiir mutlak bir içeriğe , mutlak bir biçim ve biçeme bağlı olmayan aslında bir noktada insanın /insanlığın yaşayışının ve yaşama anlayışının aynası niteliğindedir.
Bilgi için yine kadim öğretimizde bir başka örnek vardır..İlmel yakin aynel yakin hakkel yakin şeklinde..Reçeli kavanozon dışından görmek, reçeli tabakta direk gözle görmek reçeli yemek örneği ile açımlanır çoğu zaman
Bu bağlamda şiirin pastoral özellikten yavaş yavaş kentsel bir havaya yönelmesi söz konusudur artık.....su ve ateş ve toprak ve rüzgar artık gitgide ekranlardan, beyazcamdan beyazperdeden temas ediyor insanlıkla..
bugün kozmik yapıdan kopmuş metropol hayatın içinde apartmanlarda ve sirkecideki iş hanları içinde ( şairin tanımı ile aparthanlarda )yaşayan insanların doğadan daha çok başka şeylerin soyut kavramların yer alması şiirde sosyolojik akışın bugüne düşen yansımasıdır esasında..
gerçekten kriptolu bir şiirdir ece ayhanın şiiri ...ece ayhan akıl almaz bir yalnızdır üstelik...
zamanımın darlığından dolayı burada kesiyorum...Bu şiir umarım şiirle ilgilenenlere bir katma değer sağlar.. karşı duruşta olsalar bile ece ayhan şiiri hakkında bir nebze tanıtım , bir parça demo alma imkanına kavuşmuş olurlar..
saygılarımla..
Bu şiir ile ilgili 79 tane yorum bulunmakta