Dilaver Zülfikar Demir Şiirleri - Şair D ...

0

TAKİPÇİ

Dilaver Zülfikar Demir

Kırık dökük hayallerin kıyısında pamuk ipliğiyle yaşıyoruz.
Dolu düşü gönül bahçemize hasadımıza ağlıyoruz
Kahrolası dünyada hayat bir bize mi küstü be arkadaş
Her gün batımında celatların elinde idam ediliyoruz.


Devamını Oku
Dilaver Zülfikar Demir

Her can bir değilmiş alemler içinde
İki Salih çıktı amelleri hak elinde
Hak yolunda adaletin izinde
Sessizlik hırkası ağırdı zikirlerinde

Başlarını kaldırsa melekler kıyama duracak

Devamını Oku
Dilaver Zülfikar Demir

Başımı kaldırıp gökyüzüne bakabilmeyi özgürlük çığlıkları sayıyordum. Yalın ayak taşlı yollarda dikenler parçalarken küçük bedenimin yol bilmez ayaklarını, hayallerle yaşardıım.
Ölümün kucağına terk edilmiz sahipsiz gecelerin zifiri karanlığında var oluşuma koşuyordum. Eski yaralar kıyametinde büyümeye çalışıyordum. Yaşım yaş almamışken ağlamaktan gözyaşlarımın kuruduğuna şahitlik ettim.
Korkunun en ilahisini, dejavunun her çeşidini hastalıklı günlerime yaydım. Okul yolunda düşman çocuklarıyla kavgalar biriktirdim. Çantamda kitaptan çok taşlar vardı, kendimi katillerden koruyordum. Nefes nefese korkudan kaçarken çaresizce kan görüyorum. Dişlerim dökülünce avuçlarıma, istemeden cellat oluyordum. Sonra ay ışığı altında yıldızlar saymaya başladım. Hiç kimsenin haberi olmadan gecenin bir yarısı harmanın kıyısında yıldızlar birktirdim. Ulaşmak istediğim tek yer onlardı. Umutlarım doğuyordu gün batıpta herkes uyuduktan sonra. Zamanın hızına bürünüyordu ruhum. Çirkin yüzümü saklamayı aklım kemale erince öğredim. Gülüşümün ısıtmadığı gözleri, kaçıncı ölüşümden sonra farkettim. Şimdi saklanıyorum herkesten ve herşeyden yapayalnız bir başıma hayallerimde demleniyorum. Kadeh tokuşturuyorum yıldızlarla. Ay ışığı asılıyor sakallarıma, Kitapların ortasında birşeyler arıyorum. Kaybolduğum benliğimde hiç oluyorum. Kuyularıma ipler salıyorum, kendime yetmeyen duygularımla. Aşkı arıyorum şu yaşımla oysa dökülmüş ruhumun dişleri ihtiyar bir alemdeyim.
Alzheimer hastalığına yakandım, herkesi hatırlıyorum ama kim olduklarını bilemiyorum. Aynada baktığım kendime
ben bu kişi çok iyi tanıyorum diyorum ama kim olduğunu hatırlamadan. Yıllarca anlatamadım kendimi şimdi hatırlamıyorum anlattığım yıllarımı. Unutmak insanoğluna en büyük armağan derdim hep şimdi bana müjdelendi bir hastalıkla...

Devamını Oku
Dilaver Zülfikar Demir

Kısık sesli bir fon müziğiyle seni yazıyorum.
Adının başharflerine birer çiçek ismi bularak.
Sadece çiçeklerden olsun istiyorum,
Başıma taç ettiğim adın.
Seni ne kadar çok sevdiğimi,
Sensizken değil seninle olunca anlıyorum.

Devamını Oku
Dilaver Zülfikar Demir

Evin dağılmış otağın yıkılmış
Kuyularında buğdayın kalmamış
Misafin kesilmiş yolun unutulmuş
Hele gel evini yurdunu gör babam

Mersiyede çağırırdın imam hüseyini

Devamını Oku
Dilaver Zülfikar Demir

Rahman olan Allahın
Rahim olan adıyla
Ey Melik, sahibisin alemin
Mümin'ler aşığın senin
Kuddus ruhumuz kuddus ey yar
Sana aşıkların SELAM ı var

Devamını Oku
Dilaver Zülfikar Demir


Aşkım içinde nar benim
Ruhta kan benim
Suda can benim
Yolcusuz yol benim

Devamını Oku
Dilaver Zülfikar Demir

Gözle görebildiğin okuduğun kadardır
Gönülle gördüğün Deryadır ummandır
Harflerle okursan fani bir candır
Gönülden okursan abı hayattır

Yolun sonu bilinse bu yol olur mu

Devamını Oku
Dilaver Zülfikar Demir

Bülbülün güzel sesine kanma
Karga hakkı bilmez mi
Gül kokusu mistir amma
Diken aşkı bilmez mi

Yanmaktan mı korkarsın

Devamını Oku
Dilaver Zülfikar Demir

Gecenin sessizliği çığlıklarımla yırtılırken, ruhumdan süzülen kahırları siliyorum. Bir nefesin kıyısında bin ömür harcadım. Kuytu köşelerde sararken yaralarımı, gözyaşlarımı merhem saydım. Hep bir eksikliğin kabusunda çarmağa gerildim. Yalnızlık kol geziyor yarınlarımda ha bir de muskası var boynumda. Zifiri karanlıkta körebe oynatıyor hayat, sanki gözlerim açılsa çok şey görecekmişim gibi. Harabeye dönmüş gönlümden taifin kanları süzülür, Fırat’ın kenarında susuz bırakılmışım. Yalın ayak cam kırıkları üzerinde yürürken, yaşamanın bedelini ömrüme ödemiştim. Ölüm meleği yanımdaykem, kimseler yoktu cenazemde bir musalla bir de tabut. Toprağa bile yalnız başıma girdim, üzerime toprağımı kendim örttüm; espiri olduğunu sanan katillerimin yanında. Ne bir veda ettim ne de bir dua edecek birilerini hayatımda biriktirebildim. Bu kadar keder denizinin ortasına kimseyi sürükleyemezdim; yanan yansın diyemezdim. Taş kesilmiş duygularımın, merhamet celladına hep boyun büktüm. Merhamet, hep göğüs kafesimi zelzeleye tutturdu. Sonunda ağlayan hep ben oldum.
Neyse sigaram bitti ıslıklı fon müziğininde sonuna geldim. İntihar etmiş saatlerin, kimsesiz dakikalarında şiirimi bitireyim.
Haydi kal acılarla…

Devamını Oku