Mikroton Şiiri - Alperen Bıyıklı

Alperen Bıyıklı
17

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Mikroton

Mikrotonlar denizinde yüzüyorum
Elimde kırık küreğim
Seni özlüyorum: nazlı denizanası
Söyle bana, ne kadar daha sürecek
Bu oynak, biraz doğulu ve çokça güneyli
Ama kuzey rüzgarında yıkanmış
New York'un buhar taşan yollarında yürümüş
Tatlı ezgi
Seni özlüyorum, denizanası
Denizkızını da gördüm bu gece
Ama belli ki susuyorsun
Söylemiyorsun bilerek, ne zaman kapanacak gözlerim
Ne zaman göreceğim günəşi
Ağzım kuru, güçten düşmüşüm
Ramazan cilvesi
Ne zaman gülerek okuyacağım bu dizeleri
Güneş doğduğu, sisin dağıldığı, şarkının susmadığı
Denizin durgun, terlemiş ve daha erkeksi olduğum gün
Mikroton klavyesinden bana öpücükler yolla
Dudakların kapasın dudaklarımı
Seni özlüyorum
Henüz tanışmadım senle
Ve bugün bu fayhattımda
Yıkılmış ve dağılmış, pesi hissediyorum
Sen de duyacak mısın peki bu ezgiyi
Bu doğulu, güneyli, new york bebeğini
Sen de dokunacak mısın sarı saçlarına
Bir lezbiyensen, o da bir ödül bana
Yeter ki duyayım, ne zaman kapanacak gözlerim
Bitecek bu yersiz gece, uzunca canımı alan
İki kez kanımı akıtan, umursamadan
Ne zaman yığılacak ayın siste kaybolan ışığı
Ne zaman ben de aşık olacağım
Ama yüz dönmüşken kefaretten
Bunu nasıl yapacağım, var mı sözün
Kierkegaardın lafzı gibi mi tutacaksın beni
Sıkacak mısın boğazımı— ben denemiştim
Parmakların asılacak mı havada— beni hatırlayacaksın
Alamanca konuşacağım, kulakların kanasın diye
O kadar gencim ki yeniden— dənizkızı kapımda
Duyuyorum onun ayak seslerini
Ve seslendim ona gece gece
Kimseyi uyandırmadan yanına gitmek istedim
Kahretsin
Görmek istemedi beni bu gece, güneş doğana kadar bekle
Aydındaki bir gün gibi, ya da karanlık
Anılar birbirine girdikçe, ilk kıskançlık yaklaşınca
Hepinizi anacağım kızlarım, unutmadım
Ama denizanası, göğsüme sarılan
Sen bilecek misin kumral saçların neden var
Neden bana benziyordu gözlerin
Ve 2 senedir kaybolmaya gerekçen ne ola
İnanmıyorum ben, artık yoldan çıkmış yalanlara
Sahiden mi? Sahiden
Özür dilerim eğer yorduysam seni yalanlarla
Uydurduğum sokaklarda öptüysem —yalan olmuş— alnını
Diplomata da bir selam olsun istedim belki
Ben iyi bir dost değilim, bilirsin
Gördün ellerim göğsüne gittiğinde
Ben iyi bir sarhoş değilim— görmedin
Bir esmer ve bir sarışın sonra bindi trenime
Lokomotifim çekti onları peşi peşine
Parlayan saçlı Angelina— medusa kanlı onun öncesinde
Ama bir rüya mı bu?
Doğuyor güneş, görüyorum maviyi şimdi
Angelina ve esmer medusası, kovaladılar ay ve haftaları
Ama bu bir güneş duası değil miydi?
Ama orada işte, geliyor, geliyor, geliyor!
Tüm güç ona, apollon, ol bu evi tapınağın olsun
Al tüm güneş yüzünle, bu güneş görmemiş kulubeyi
Tüm çürük ruhlarını yak güneş ellerinle
Tüm sevgililer al senin olsun, afroditin gölgesini göster yeter
Ve bir çocuk yapacaksam venüsle
Ve kovalayacaksam şanı şöhreti, acı dilli yüceliği
Son kez öpeceğim onun dudaklarını çünkü
Bilecek venüs benim sevgimin çok dilliliğini
Hera mı olacağım diyecek babasına
Babasının tahtından ben ona el sallarken
Çocuğumu emzirecek
Güneş eşlik edecek ona doğururken
Ama ben uzaklara giderken hiç ses etmeyecek
Venüs uyurken, lohusa, yenidoğan belayla
Diyecek, hiç bulamasaydım bu insan kanlıya
Hain prometheustan ateş almış
Hain doğmuş bu topraktan yavruya
Ama çok geç kalacak, ben yedi nehri de geçip
Romanın güneşini alınca sırtıma
Bir Patrici olan ben, bir pleb olan ben
Dövüş edeceğiz altın saçaklarım gölgesinde
Ama denizanası ne yapacak
Ben yüzümü yeniden mavi denizin suyunu emen
Sarı sarı başaklar veren buğday tarlasının dalgalarına çevirince
Ne yapacak açık tenli, bu buğday—kızına
Öldürecek mi onu, vuracak mı bir daha ona
Ve nasıl iman edəcək, ben romada otururken
Oynak işlemesiyle can-veren Doğulu tanrıya
Doğulu ve sarı, güneysiz ve denizsiz deniz-tarlasına
Nasıl inanacak bana denizanası
Nasıl yapışacak bir daha bana
Nasıl sarılacak bacaklarıma yosunlar
Çabuk olun!
Yığılacak odunlar, ben bir Faust oldukça
Ruhumu satıp ortadan kaybolduğumda
Sen de göreceksin, güzelim, Faust ne demekti
Yumruk mu kavga mı bereket mi
İmparator mu pleb mi hakaret mi
Ve tanrının krallığına götürdükleri zaman
Güzeller güzeli afroditi, çocuğumun annesi venüsü
Güneş taşıyan Apollonu
Deniz taşıran rüzgarda, yosunlar içinde beliren
Uzun saçları beline değin inen denizkızını
Tarlasında sarı başakların hürce şarkı söylediği
Ellerinde sepetler taşıyan rüya—kızlarıyla dolu
Güneşi çağıran kızların dalgalı ve sinsi
Çarpık ve apaçık alevler içinde kalmış
Uzak bir gelini
Benim duam son bulacak
Ve göreceksiniz: güneş hepten doğmuş olacak!

Alperen Bıyıklı
Kayıt Tarihi : 26.09.2026 13:32:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!