Yorgun düşmüş ruhum, bıkmış o günden,
Bir cevap ararım geçmiş ömrümden.
Rüzgâr savuruyor beni yerimden,
Ne olacak benim halim, bilinmez.
Yollar uzun ama izler görünmez,
Gönlümde bir sevda, sönmez ateşim,
Yollara düşmüşüm, bitmez gidişim.
Dağlarda yankılanır garip sesim,
Turnalar uçarken, söndü güneşim.
Gözlerim yollarda, ufka bakarken,
Gönlüm yaralı içimde sevda közü,
Umman araryan gönül bulmaz denizi.
Yollar uzun, gurbet sinemdeki sızı
Hasretle yanarım, döngel be yarim.
Karlı dağlardan eser rüzgârın sesi,
Gönül bağım viran oldu, baykuşlar konar,
İçimde bir ateş, özümü dağlar.
Kime can desem, hep uzak kaçar,
Yalnızım arkadaş, hem de çok yalnız.
Gönül bağım viran oldu sevdayla,
Gazel midir, hazan mıdır, yel midir?
Aşkın deryasında yandım rüyayla,
Hayal midir, serap mıdır, hâl midir?
Gül yüzünde parlar sevda ışığın.
Gönül gezersin heves peşinde,
Hevesin bir gün son bulacak elbet.
Kulak ver nasihata çok iyi dinle,
Kamil sözünde hikmet var elbet.
Gönül kalemini vursam kağıda,
Baki ile Nedim karşılar beni.
Bir destan yazsam da kalsa dünyada,
Şiirin şahları sarmış her yanı.
Şöyle iki özlü laf edeyim desem,
Gönül kuşu kanat açmış yurdundan
Veda etmiş ayrılmış mı yerinden?
Kopup gitmiş can özünün ferinden
Sönmez nârın dumanı hiç diner mi?
Bağım solmuş, baykuş konmuş dalına
Gönül tahtında sultanım, kula minnet eylemem
Aşk ile yanan nârdayım, küle minnet eylemem
Doğruluktur pusulam, sapmam ana caddeden
Eğri büğrü gidilen, yola minnet eylemem.
Kanaat hırkasını giydim, dünya malı neyleyim?
Güneşin bağrında buz tuttu sular;
Ayazın kalbinde volkan uyandı.
Mevsimler şaştı, sustu rüzgârlar;
Zaman bir sarkaçta takılı kaldı.
Kimi gün vahasız çöllere daldım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!