Ey gönül, kapılma fani düşlere,
Şu yalan dünyanın sonu var elbet.
Baksana felekte dönen işlere,
Her bir yazılanın günü var elbet.
Yüksek uçma, bir gün inersin düze,
Bir garip kuş gibi kondum dalına,
Bakmadın gönlümün perişan haline.
Ömrümü bağladım zülfün teline,
Sevda yollarında tozdayım bugün.
Gözlerin ufkumda sönmeyen fener,
GELECEEĞİN DESTANI
Bırak o geçmişi, bir yıkık şehir misali,
Her köşesi yas, her taşında bir vebal.
Gözyaşı değil, artık bir paslı zincir,
Ruhuna çöken, bitmeyen bir hal.
Güneş garba erdi, gölgeler uzar
Hangi yol biterse orada huzur var
Zaman her sabırı kalbe de yazar
Menzile yaklaşan bir yolcuyum ben
Toprak fısıldar şimdi eski günleri
Yorgun düşmüş ruhum, bıkmış o günden,
Bir cevap ararım geçmiş ömrümden.
Rüzgâr savuruyor beni yerimden,
Ne olacak benim halim, bilinmez.
Yollar uzun ama izler görünmez,
Gönlümde bir sevda, sönmez ateşim,
Yollara düşmüşüm, bitmez gidişim.
Dağlarda yankılanır garip sesim,
Turnalar uçarken, söndü güneşim.
Gözlerim yollarda, ufka bakarken,
Gönlüm yaralı içimde sevda közü,
Umman araryan gönül bulmaz denizi.
Yollar uzun, gurbet sinemdeki sızı
Hasretle yanarım, döngel be yarim.
Karlı dağlardan eser rüzgârın sesi,
Gönül bağım viran oldu, baykuşlar konar,
İçimde bir ateş, özümü dağlar.
Kime can desem, hep uzak kaçar,
Yalnızım arkadaş, hem de çok yalnız.
Gönül gezersin heves peşinde,
Hevesin bir gün son bulacak elbet.
Kulak ver nasihata çok iyi dinle,
Kamil sözünde hikmet var elbet.
Gönül kalemini vursam kağıda,
Baki ile Nedim karşılar beni.
Bir destan yazsam da kalsa dünyada,
Şiirin şahları sarmış her yanı.
Şöyle iki özlü laf edeyim desem,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!