Uzun uzun baktı şişe dipli gözlüklerinin ardında dar sessiz sokağa. Çizgili pijamalarının içinde iskelet gibiydi. Sırtı hafiften kamburdu. Başındaki beyaz takkesi griye çalmıştı. Cılız ayakları terlikte adeta kayboluyordu. Başını mutfaktan yana çevirdi, yavaşça.
Memnune çorbamı ıstın mı?
Getiriyorum diye ses geldi
Sonra yavaşca kapı açıldı
Önündeki sehpaya baktı
Buğusu çıkıyordu çorbanın
Sağol Memnune sağol
Dün bir fotoğrafta gözlerini gördüm
İki uzak yıldız gibiydiler, dalgın
Bilsen neler anlattı bana, sessizce
Bir sevgiyle derinleşen bakışların.
Orda değildin sanki, bir başka yerde
Devamını Oku
İki uzak yıldız gibiydiler, dalgın
Bilsen neler anlattı bana, sessizce
Bir sevgiyle derinleşen bakışların.
Orda değildin sanki, bir başka yerde



