Sırf senin o siyah gözlerini benden sakladığı için,
Kaç zifiri gecenin katiliyim ben biliyor musun,
Kaç geceyi delik deşik ettiğimi,
Kaç gecenin kanının sıçradığını üstüme,
Kaç uykuyu boğdum biliyor musun,
Yastığımın altında çığlık çığlığa.
Bir meczup gibi, sesim yankılandı benim,
Bu şehrin bütün sokaklarında,
Bir kere bile kırpmadın gözlerini sen bana,
Bir kere bile fısıldamadın, "bak buradayım" diye...
İnsan kaybolur mu, susar mı hiç böyle?
Sırf senin sesini duyabilmek için,
Tüm şehri susturdum ben, bak çıt çıkmıyor,
Geceler bile artık eskisi gibi zifiri karanlık değil,
Geceler bile artık korkuyor benden,
Kaldırımlar bile adımlarımın öfkesinden sus pus,
Bir ses ver, "buradayım" de,
Bitsin bu cinnet halim,
İnsan kaybolur mu, susar mı hiç böyle,
Neredesin?
Bak, gökyüzünün sisini bile sildim belki seni görürüm diye,
Yıldızları tek tek söndürdüm avuçlarımda.
Gecenin kanı pıhtılaştı, akmıyor artık,
Duvarlar üstüme yürüyor, tırnaklarımla kazıyorum yokluğunu.
Bu meczup halim senin eserin,
Sadece bir nefes, bir fısıltı, tek bir harf gönder bana...
Hâlâ aynı eşikte, beni bıraktığın yerdeyim,
Bitsin bu cinnet halim,
İnsan kaybolur mu, susar mı hiç böyle,
Neredesin?
Kayıt Tarihi : 21.09.2026 20:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!