Uzaklarda olduğunu bilmenin gerçeğini her gün yeniden yaşıyorsun.
Yine de ellerini ufuklara doğru uzatıyorsun;
tutamayacağını bile bile…
Elinin ona değmeyeceğini,
parmaklarının onun parmaklarına kavuşmayacağını biliyorsun.
Ama yine de,
ellerinin sıcaklığını avuçlarında hissediyorsun.
Sanki uzaklık yalnızca bedenlere aitmiş,
kalplerin arasında hiçbir mesafe yokmuş gibi…
Hiç çalınmayacağını bildiğin kapının arkasında
yine de bekliyorsun.
Her an açılacak sanıyorsun kapıyı;
onun içeri gireceğini,
sesini duyacağını,
bakışlarının bir anda odanı dolduracağını…
Sonra gerçeği hatırlıyorsun:
Gelmesini beklediğin insan,
belki de hiç gelmeyecek.
Ama yine de o hep karşında…
Nereye baksan gözlerinin önünde,
nereye gitsen izleri peşinde.
Kalabalıkların içinde yüzünü arıyor,
sessizliğin içinde sesini duyuyorsun.
Bazen bir koku,
bazen bir şarkı,
bazen de hiçbir sebep yokken
birdenbire düşüyor aklına.
Sanki bedenin bu dünyada,
ruhun ise onun yanında yaşıyor.
Ne yapsan, neye tutunsan
içindeki o boşluk bir türlü dolmuyor.
Çünkü bazı insanların yerini
başka hiçbir şey dolduramıyor.
Ne başka bir yüz,
ne başka bir ses,
ne başka bir dokunuş…
Çünkü insan bazen birini özlemiyor yalnızca;
onunla birlikte kendisinde eksilen parçayı özlüyor.
Ve dünyada ne kadar güzellik varsa olsun,
hiçbiri onun gibi olmuyor.
Çünkü bazı insanlar
hayatımıza yalnızca girmez;
içimizde bir yer edinir.
Sonra uzaklaşsalar bile
gitmezler…
İnsan nereye giderse gitsin,
onları kendi içinde taşır.
Kayıt Tarihi : 18.09.2026 21:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!