aBulunmaz senin benzerin,
Anlatılmaz vasfın senin.
O uğursuz günden beri,
Hiç kalmadı hâlim benim.
Söyle eğer öleceksem,
Anlatmaya kelimeler yetmez
Hiç bir şey anlatamaz ki seni
Gözümün önüne geliyorsa da
istediğim gibi canlandıramam
çünkü yoktur gözümde benzerin
Kendimce meleklere benzetim
Duydum duyacağımı...
Ama kimseler duymasın.
Tabiat canlansın...
Aşka gelsin canlılar...
Ben miyim hep titreyen...
Cennete kapıyı açan
Aileye hayat veren
Her an tetikte bekleyen
Değerli varlıktır Anne
Dokuz ay çocuk taşıyan
cennet Annelerin ayakları altındadır.
Anne dört gözle çocuğunu bekliyor.
Giderkende,gelirkende hep böyle
Bütün canlılarda hep ayni
Anneler çocuğu üzerınde titrer
Aman ona bir şey olmasın,
Cennetin her tabakasında,
Kafdağı’nda olsan bile,
hep seni arar durur yüreğim.
Cennet, senin hayalinle süslenir,
Orada olmasan, bu hayat neye yarar?
Hüzün doldu yine benim içime ,
Tenhada adını andım gizlice.
Gönlümü bıraktım eski yerinde,
O Ceylan gözlerin düştü düşüme.
Eksik kalan hikaye gibi
Çabuk geçti zaman
Korkulan başa gelır
Bir daha görmemek üzere
Arkasına bakmadan gidecektır
Çektıklerimi nerden bilecek
Bu şehirde senden arta kalan bir şey var,
adı konmamış bir sessizlik.
Hayat eskisi gibi akıyor,
insanlar geçiyor sokaklardan
ve ben
Hiçbir şeye özlem duymayacağız
Gözümüz arkada kalmayacak
Sevdiğimizle yan yana olacağımız o yer...
“Ey kulum, isteyeceğin bir şey var mı?”
Nidası yükselirken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!