Sanki Kafdağı’na tırmanır gibi,
Sözler susar, akıl durur gibiydi.
Bir düş gibi geçti hayalden,
Gözde büyüyen bir mucizeydi.
Siyah gözlerinde kayboluyorum,
Hatıran gönlümde kahroluyorum.
Gönlüme geç vakit açan çiçeksin,
Zamansız içimi yaran bir dertsin.
Kaybolacağım Derin Düşünsem
Nerede bakışların,
Nerede o oyun,
Girdiğim girdap…
Çıkmak zor,
O saf gülüşün,
Bazen umutla sarar geceyi gözlerim,
Bazen, kaybolmuş bir yıldız gibi düşerim,
İçimde çırpınan bir sevda rüzgarı,
Ve o rüzgarın peşinden sürüklerken seni,
Gülüşün, hayatın en güzel şiiri olur.
Gözümde dost bildiklerim, döndü birer çiyana
Güvendiğim tüm yerlere kar yağdı lapa,lapa
Avareler gibi oldum,döndüm şaşkın insana
Yalanci olan dünyaya bel bağlanılmaz asla
Birlikte yürüdüklerimle nice yolda tek kaldım
Karışık renk yumağı olur
Yukardan bir ışık yansıması
Bütün renkleriyle gösteriyor kendini
Bızde hayranlıkla bakarız.
Masmavi, yemyeşil parlak ışık sözmeleri
Çekiyor kendine miknatis gibi
Bir bekleyiş durağıdır.
Zaman, tersten akar burada
Yalnızca gölgemiyim ?
Yoksa hiç yazılmamış bir imtihanın
suskun yankısımı?
Gecenin en karanlık yerinde mahsurum,
Saf ve berrak bir cam gibi,
Yalnız ben hissederim yansımasını.
Fısıldamadı kulağıma hiçbir şey,
Hatırladıkça titriyorum ,
Çünkü bahsedilen o.
Görünüşüne mi tutuldum,
gülüşüne mi,
yoksa içindeki o derinliğe mi?
Bilmiyorum.
Bildiğim tek şey şu:
Sana bakarken içini görüyordum.
Bir saniyelik görüş
Uzaktan göz göze gelmenin bile
dayanılmazlığını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!