Toprağın kucağında, uyur sessiz karanlık,
Adım atsan son bulur, parçalanır bir anlık.
*
Gölgelerin ardında, gizlenmiştir bak ölüm,
Ruhları yavaş yavaş, saran koca bir zulüm.
*
Çiçeklerin altında, çelikten bir canavar,
Bastığın an ufukta, sonsuz ateşler yanar.
*
Nefes almak mucize, yürümek dipsiz kuyu,
Dağılır rüzgarlara, masum bedenin huyu.
*
Unutulmuş yılların, paslanmış hatırası,
Toprağa kazınmıştır, silinmez yüz karası.
*
Rüzgar esse titremez, bekler kendi vaktini,
Kanla yazar deftere, bozulmayan ahtini.
*
Sessizce yatar orda, o bilinmeyen sırlar,
Kaybolup gider bir gün, geçip giden asırlar.
*
Nerede patlayacak, meçhule giden bu yol,
Ağaçlar yaprak döker, kırılır tutunan kol.
*
Saklanır derinlerde, o karanlık hediye,
Gözyaşı düşer yere, dönmez giden geriye.
*
Merhameti çürümüş, demirden bir kalbi var,
İlkbahar sabahını, yapar sonsuz sonbahar.
*
Çocukların neşesi, donar kalır yüzünde,
Alevden bir fırtına, kopar yanan özünde.
*
Yüzlerce yıl geçse de, unutmaz görevini,
Yıkar geçer aniden, o masumun evini.
*
Uykusuz bir nöbetçi, siperde yatan zehir,
Toprak altında akar, kaynayan sessiz nehir.
*
Görünmez tehlikeler, sarar tüm sokakları,
Kana bular acıyla, bembeyaz şafakları.
*
Kötülük tohumudur, tarlalara ekilen,
Acıyla gözyaşıdır, damla damla dökülen.
*
Sessizliğin içinde, saklanan tuzak budur,
Çelikten pençesiyle, bekleyen korkunç sudur.
*
Sınırların ötesi, dikenli tel boyları,
Bozar gizli patlama, en saf olan huyları.
*
Gökyüzü mühürlenir, barut kokar bulutlar,
O sağır eden seste, parçalanır umutlar.
*
Bir adımın bedeli, koca bir ömür biter,
Ne gözyaşı fayda kor, ne feryat figan yeter.
*
Bedene saplanan ok, görünmeyen bir ateş,
Düştüğü yer bir küllük, kaybolup gider güneş.
*
Yırtılırken sessizlik, çığlıklar yankılanır,
Toprağın hafızası, taze kanla bulanır.
*
Uyandığı o anda, mahşer yerine döner,
Umudun mumları da, soğuk rüzgarda söner.
*
Kuşlar uçar uzağa, yuvalar ıssız kalır,
Patlamanın dehşeti, tüm neşeyi de alır.
*
Gözler kapanır birden, karanlığa bürünür,
O ölüm tarlasında, solgun yüzler görünür.
*
Hiç bitmeyen bir savaş, yer altında uyuyan,
Yoktur acı feryadı, vicdanında ki duyan.
*
Bir dağ yamacında o, gömülü bir felaket,
Başlar küçük adımla, kopar büyük kıyamet.
*
Vuran eli meçhuldür, kurbanları kimsesiz,
Kanla yazar destanı, toprak altında sessiz.
*
Gizli kalan tehlike, bekler sabırla seni,
Parçalar bir çırpıda, o tertemiz bedeni.
*
Saklanır köklerinde, ağacın gölgesinde,
Sürükler masumları, karanlık bölgesinde.
*
Zaman donar o anda, her yer birden kararır,
Yeşeren umutların, yüzü birden sararır.
*
Rüzgarın ninnisine, karışır çığlık sesi,
Dağılır paramparça, o bedenin kafesi.
*
Kimisi adım atar, düşer o tuzağına,
Kurban eder ömrünü, bu ateş batağına.
*
Vahşetin aynasında, parlayan karanlıktır,
Verdiği bütün acı, zamansız bir anlıktır.
*
Toprağın hafızası, silecek bu mayını,
Boşa çıkaracaktır, o ölümün payını.
Kayıt Tarihi : 13.09.2026 16:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!