Bambaşka yine gün
Bir yanında hüzün
Bir yanında düğün var gönlümün...
Belki de bu yüzden
Hem gün batımına kadar
Parmak hesabı gece saydım
Hem kızıl göğe takıldı gözüm
Ellerin neden soğuk,üşümüş müsün?
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış
Devamını Oku
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış




Bir gün de biri, türkü söylediydi bana, “mavilim” dedi, “mavişelim”… Öldüm de diriliverdim. Bir sözcüğün sesinde ölür insan, bir rengin serininde dirilir. Michel Pastoureau, çok sonra tanışım oldu. “Mavi”yi yazmıştı, “Bir Rengin Tarihi”ni… “Antik Roma’da barbarların, yabancıların rengidir.” Antik Yunan’da adının anılmamasına hayret ediyordu. Yunanlılar mavi körü müydüler? Sonra yerden göğe uçuverir mavi, renklerin kral koltuğuna kurulur. “Müziği yumuşaktır” demişti. Ne değildir ki mavi! “Hoştur, akıcıdır; gökyüzünü, denizi, dinlenmeyi, aşkı, seyahati, tatili, sonsuzluğu çağrıştırır.” Bu kadar mı? “Tedirgin etmez, sakindir, barışçıldır, mesafelidir, neredeyse yansızdır.
Usta kalemınızden dökülen nadıde satırlarınız için yuregınıze teşekkürlerimi sunuyorum saygılarımla üstadım
kutlarım hoş paylaşımı
beğeni ile okudum
okunuşu mükemmel
geçişler mükemmel
akışı mükemmel
bence harika bir paylaşım olmuş
duygularındaki yogunlugu
ilhamın vede
kalemin hiç tükenmesin
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta