Matruşkalar gibi her yaştayız
Yüreğimiz çizilir annemizi ararız
Söküğümüzde müdür muavininin bakışı
Kırmızı gül lise çıkışında
Çingene pembesi yerde tepinen çocukta..
7 yaşında özenerek baktım yan sıradaki inci yazıya
Hala ezilirim..
Zülfü kimi ayağın koymaz öpem nigârum
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum
Devamını Oku
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum




Ece, bir türlü evrimleşemeyi başaramdık; hayatımız devrimlerler gidiyor.
Bizim neslin olgusu (gerçekliği) hayatı kesik kesik yaşayıp, arada bir hangi kabukdan çıktığımızı sorgulamak, galiba. Duygularımızda hayatımız gibi. Bir becerebilsek duygularımızı hayatımız dan aydırştırmayı, derleyip toparlayacağız ama olmuyor, aydışmıyorlar. En küçük matruşkada kalan kırgınlıklar belki esas sorun kabukları yaratan. Bir barışabilsek saatimize dokunanlarla barışmayı dugularımız evrimleşmek için yol bulacak. Yinede kapıları kapatarak, suyu kendi akışına bırakarak, olgulardaki ortak paydalara odaklanarak değil farklılıklardan (değişkenliklerden) evrimleşmenin yolu geçmiyormu?
yüreğinize kaleminize sağlık..güzel bir şiir olmuş..
cenk aksal
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta