Akşam;
Bu akşam yine ayrılık vakti
Kimi gider kimi kalır
Bu akşam yine ayrılık vakti
Kimi unutur kimi avunur
Eylül;
Deniz sandım karşımdaki gölü,
Gemilerim yüzer sandım, divane gibi.
Oysaki kağıttan gemilerime bile darmış,
Tıpkı gönlünün gönlüme dar geldiği gibi.
Ben yine ırmak gibi çağlarım,
Adam gücendi kelimelere
Önce herkese sonra kendine
Farkında değildi aslında
Az sonra herşeye gücendi
Saatin pili bitti ona da
Masada duran kalem kağıda...
Bir yıldız kaysa geceden,
Kalebekler uyansa inceden,
Dolunay dolsun pencereden,
Beni sevdiğini söylesen Lavinya.
Ay şehre indiğinde geceye ayna olursun
Yalnızlık düşünce sokaklar düşe dursun
Şimdi denizde kayıp ışıklar kıyıya vursun
Esen meltem saçında açan güller olsun
Sokakları boşver, ay kenarda dursun
İyi uykular
Yıldızlı geceler altında uykusuz leyla
Sen hiç sımsıkı sarıldın mı uykuya
Bazen rüyalar görmek umuduyla
Bazen ara vermek, biri yokluğuna
İyi uykular
Korkum sendedir,
Senin aşkın bir kağıt gibi.
Korkum sendedir,
Kağıttan bir uçak gibi.
Korkum bendedir,
Seni fırtınada uçurmak gibi.
Bekledik kar tanesi,
Belki günlerce, belki aylarca.
Kelebek ömrüne sığan yıllar gibi bekledik.
Düşmedi üzerimize bir kar tanesi.
Belki de içimiz bahar gibiydi,
O yüzden yağmadı bir tanesi.
Kırılmadım, darılmadım hatta düşünmedim.
Darıldım diyebilir mi herşeye rağmen hâlâ...
Üzmek diyeceksin, olsun artık kabullendim.
Belki kolay olmadı da unutmak gerek, pekâlâ.
Benzeyesi geliyor bazen insanın,
Kırık camlara, boş şişelere.
Sarılası gelir arada,
Alelade sözlere, hizasız şiirlere
Ve yarıda kalmış herşeye,
Eee bir d...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!