Dökülse boynunda sırma saçları,
Boyun eğer fulya tarlaları,
Çevirse başını bir baksa,
Kalem kaşıyla kalbimi çalsa,
Gönlüme girdin boynu zarif,
Olamaz kelimeler sana tarif.
Haykır, dilsizsen bile sesin duyulsun.
Çığlık, gökte kartal misali duyulsun.
Okuyan yoksa la ilahe illallah,
Kubbeye karınca çıkışı duyulsun.
Kaybettirmiyor dostlar,
Kaybettirmiyor sanıldığı kadar.
Bu gök kubbe altında yaşananlar.
Dün, bugün ve yarının kaktüslerinin izi dahi
papatyaya dokunmaya bir anne öğüdü gibi.
Sanmayın tohumlar çürüdü.
Min pir jê hez dikir,
Wek kulîlkên berfê,
Carinan mîna şevên stêrk,
Carna wek birûskê hez dikir.
Yine ıslanır şehirler göz yaşıyla
Yine küser ağaçlar yapraklarıyla
Deniz vedalaşır maviyle sessizce
Deniz boyanır hüzünle çaresizce
Eylül bulut misal çöker şarkılara
Eylül alevden ok saplar sevdalara
Akşam;
Bu akşam yine ayrılık vakti
Kimi gider kimi kalır
Bu akşam yine ayrılık vakti
Kimi unutur kimi avunur
Eylül;
Deniz sandım karşımdaki gölü,
Gemilerim yüzer sandım, divane gibi.
Oysaki kağıttan gemilerime bile darmış,
Tıpkı gönlünün gönlüme dar geldiği gibi.
Ben yine ırmak gibi çağlarım,
Bir yıldız kaysa geceden,
Kalebekler uyansa inceden,
Dolunay dolsun pencereden,
Beni sevdiğini söylesen Lavinya.
Ay şehre indiğinde geceye ayna olursun
Yalnızlık düşünce sokaklar düşe dursun
Şimdi denizde kayıp ışıklar kıyıya vursun
Esen meltem saçında açan güller olsun
Sokakları boşver, ay kenarda dursun
İyi uykular
Yıldızlı geceler altında uykusuz leyla
Sen hiç sımsıkı sarıldın mı uykuya
Bazen rüyalar görmek umuduyla
Bazen ara vermek, biri yokluğuna
İyi uykular




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!