Bir çığlıkla doğduk senin bağrına,
Feryat arşta Dünya sefil halımız…
Kandık yandık senin pembe çağrına,
Yaprak gazel param parça dalımız…
Bu nasıl bir coğrafya kanla yoğrulmuş mazi,
Korkak adi yürekler hala insan kasabı…
Kirli ellerde Dünya mayın dolu arazi,
Dilini yutmuş canlar kalkıp sormaz hesabı…
Bu alnıma kara yazı yazan it,
Hiçbir baskın eğdirmedi başımı…
Yüreğinde kalsın hasret haydi git,
Göremezsin gözde akan yaşımı…
Sen yalanın talanın büyük yavuz ustası,
Verdin kalfalarına tonla dünya malını…
Yetmiyor oburlara koca havuz pastası,
Ağaçta meyve bitti yiyecekler dalını…
Çok büyük yalan söyle,
Boyundan bin büyük yalan söyle,
Gerçeği ta kökünden sök,
Denizleri okyanusları bir bardağa dök,
Uzun sivridir dilin çelik çenenin yayı,
Duman sardı dört yanı biraz insaf be usta…
Lav fışkırtıyor pilin salıncak yerin fayı,
Duy öfkeyi isyanı biraz insaf be usta…
Akşamüstü seni gördüm sahilde,
Dört bir yana ışık saçan güneştin…
Göz kamaştı bilinçlide cahilde,
Bir afettin yürek yakan ateştin…
“Kayın Babam Cuma Artan’a Saygılarımla”
Seksen dört yıl kaldın fani âlemde,
Dosta liman bir melektin sen baba…
Bir düş gibi geldi geçti bu ömür,
Şu son demde kaç yıl kaç ay gün kaldı…
Gün günden zor can ocakta kor kömür,
Zulüm çarkı hayatımdan can çaldı…
Geldim,
Elini öptüm özlemle defalarca,
Harama küs,
Güzelliğe süs,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!