Hava soğuk,
Hava ayaz,
Yerler buz kesmiş,
Toros’lar bembeyaz…
Bitti evde odunumuz,
Mehmet’in beşiği duruyordu damda,
Bu Dünya’ya insan doğdum,
Doğar doğmaz kul olmuşum…
Dost aynayı hüzne boğdum,
Rengi soluk gül olmuşum…
Girdim kullar arasına,
Gönül kâseme şarap,
Güzel gözlerinden,
Damla damla damladı,
Varlığın bayram düğün,
Yokluğun gönül gamladı...
Camilerden çalma halı,
Hırsızlardan alma malı,
Adam gibi adam ol da,
Sevenlere olma çalı…
Dardayım,
Oğul kurban dardayım,
Kahpe tuzağın hançeri,
Sinemin sol yanında çakılı
Her an gözlerimde yaş,
Ahu zardayım…
Her sofrası açık büfe doymuyor,
Çalışanı can yerine koymuyor,
Tek istisna annesini soymuyor,
O da çulsuz soysa çıplak kalacak…
Mert insanda hal ve tavır çok nettir,
Söz ağızdan çıktığı an senettir,
Bile bile sözden dönen lanettir,
Boyu aşan düzde şaşan laf etme…
Utanmıyor sözcüklerin cambazı,
Ermiş diyor eli kanlı katile…
Büyük başmış fitne fesat gammazı,
Altın diyor paslı bakır sitile…
Köşe döndü dünün tavuk hırsızı,
Konuk geldi gitti ablamın gülü,
Özlem pınarından su içti gurbet…
Sayılı gün bitti koyduk virgülü,
Gönül bahçesinden gül biçti sohbet…
Sordum dağı taşı ağacı dalı,
Üç yüz altmış beşin bu son nefesi,
Yirmi dördü öptü akrep yelkovan…
Kirlenmiş sakalı devrilmiş fesi,
Elinde asası yüz göz kan revan…
Günlerin kilidi kanlı zorbada,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!