İt bizim it kemik Hâkim kasabın,
Havlar bize saydırıyor dişini…
Git dizim git gönül bozma asabın,
İpi elde eller takmış fişini…
Aşığıdır kemiği bol kapının,
Hanemizin minik tatlı meleği,
Gül bir ömür güldür Özlem Gülistan…
Uğur getir alt edelim feleği,
Gül bir ömür güldür Özlem Gülistan…
Sabahleyin kaldırmıştık daraba,
At heybenden gözlerimi kuş oysun,
Gül yüzünü görmez olsun bir daha…
Yüreğimi yedir karnı boş doysun,
Sana sevgi örmez olsun bir daha…
Yüz derimi kilim yap ser sollara,
Gülüm,
Suçum ne benim?
Kösele olmuşsa yüz,
Ayağa düşmüşse söz,
Pavyonda kumarda,
Pişmişse öz…
Kendince büyüksün,
Viran höyüksün,
Sırtımda yüksün…
Karanlık locasın,
Abdestsiz hocasın,
Mesken tuttum Süloğlu’nu nazlı yâr,
Garip candan bir haberin var mıdır?
Bu gönülde gece gündüz ahu zar,
Sen orada ben burada kâr mıdır?
Bu Süloğlu küçük tatlı bir bucak,
Gündüzler bin bir dert geceler zindan,
Gurbet ellerinde kaldın sen garip…
Sıla özlemiyle soldu çok fidan,
Hüzün kuyusuna daldın sen garip…
Kaldırımda ağlar bütün mazimiz,
Kimler kırdı kanadını kolunu,
Kırk yıl oldu talih kuşu beklerim…
Gel bir kez bul bizim evin yolunu,
Kırk yıl oldu talih kuşu beklerim…
İlk hayalim kütüphane kurmaktı,
Biliyorum bir tanem,
Sevdiceğim görüyorum,
Günler huzura aç,
Geceler uykuya muhtaç,
Ömrümün kara kaplı defterini,
Doldursa da gurbet,
Sürü görme bizim gibi kulları,
İlah görme paraları pulları,
Adam etmez büyük marka çulları,
Tilki beyin katran yürek bir yüktür…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!