Deliyor çelik gibi uykumu sineye saplanmış törpüler durur.
Kaybolup gitti gidenler ufuksuz yitirdim deniz kokuluyu.
Bağrıma saplanmış duruyor, uykular gözümde akmıyor.
Maviydi maviye çalan rüyalarımı süsleyen umutlar.
Şimdi beşimiz varız, bir ben kala kalmış dört duvar.
Denizi sevmek benim suçum okyanuslarda asıldım.
Yaşamak zor, binlerce kez neden ölmek anlayamadım.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta